Manşet

Final Sınav Tarihleri

Final Sınav Tarihleri

Lisans programlarının final sınavlarının tarihleri açıklanmıştır. DEVAMINI OKU »

SBSS Başladı

SBSS Başladı

SELI BUDDY SUPPORT SYSTEM ile hazırlık öğrencileri çok daha kolay İngilizce öğrenebilecek DEVAMINI OKU »

Bölüm Temsilciliği

Bölüm Temsilciliği

Yenilenen ozyegin.org ta bölümünüzün temsilcisi olmak ister misiniz? DEVAMINI OKU »

AB'ye neden giremiyoruz?

25 posts / 0 new
Son gönderi
kürşat
kürşat kullanıcısının resmi
Çevrimdışı
Üyelik: 08.12.2009
Gönderiler:
AB'ye neden giremiyoruz?

tamda Yusufla konuştuğumuz zaman bana dediği sözler...

Solana adını koydu
Eski AB Dış Politika ve Ortak Güvenlik Yüksek Temsilcisi Javier Solana, Türkiye'nin AB üyeliğiyle ilgili sorunun Türkiye'nin Müslüman olması değil, nüfusunun büyüklüğü olduğunu söyledi.

İspanya'nın Barcelona kentinde düzenlenen bir konferansta konuşan Solana, Türkiye'nin AB'ye üyelik süreciyle ilgili bir soruyu yanıtlarken, Türkiye'nin Müslüman olmasının sorun olmadığını belirtti.

"Sorunun nüfusun büyüklüğü olduğunu" kaydeden Solana, "AB'ye girerse Birliğin en güçlü ülkelerinden biri olacak. 10 yıl sonra Almanya'dan daha fazla nüfusu olacak" diye konuştu.

Öte yandan Solana, konuşmasında, Batı dünyasının değerlerini kaybetmek üzere olduğunu savunarak, "Batılı değerlerin önemi kayboluyor. Avrupa, dünyanın idaresinde temel bir rol oynamalı. AB sadece siyasi bir arzunun sonucu oluşmadı. Ülkelerin birbirine ihtiyacından dolayı kuruldu" değerlendirmesinde bulundu.

teşekkürler joseph:)

Cureshot

Joseph
Joseph kullanıcısının resmi
Çevrimdışı
Üyelik: 05.03.2009
Gönderiler:

bu konuda beni doğruladığı için Solana'ya teşekkür ediyorum..bu yüzden, her ne kadar zor gözükse de, AB'ye girmeyi çok istiyorum.. Glasses

YK.

burak
burak kullanıcısının resmi
Çevrimdışı
Üyelik: 29.11.2009
Gönderiler:

Anlamadığım bir şey var neden AB'ye girmek istiyoruz değil de giremiyoruz'u tartışıyoruz....Gerçekten anlamıyorum ne sağlıyacak bize ayrıca kendinizde söylemişiniz yıllarda bize düşmanlığı olan (bkz. hala demagojik gücümüzden çekiniyorlar) bir topluluğa neden girmeye çalışıyoruz.Hayır bir de şöle bişi var onların bize daha çok ihtiyacı var ama bizim onlara ihtiyacımız varmış gibi sürtünüyoruz resmen.Çok saçma geliyor bana.......

kürşat
kürşat kullanıcısının resmi
Çevrimdışı
Üyelik: 08.12.2009
Gönderiler:

Dünya, otoriteyi hiyerarşik bir yapı içinde paylaşan ve tam da bu paylaşma sayesinde sistemi meşru kılan bir yeni denge durumuna doğru gitmekte. Böyle bir dinamik içinde tek tek ülkelerin önem ve ağırlığı, söz konusu dünya sistematiğinin oluşması açısından taşıdıkları işlev ve güçle orantılı olacak.

Böyle bir dünya karşısında Türkiye’nin seçenekleri ne olabilir? Türkiye ya yalnız kalacak ya da AB üyesi olacaktır. Eğer yalnız kalırsa dünyanın şekillenmesine yapabileceği etki neredeyse sıfırlanır; çünkü AB, ABD ve Rusya arasında ezilir. Her alanda teknolojik olarak dışa bağımlı bir ülkenin, yalnız kaldığı takdirde bağımsızlığını yitireceği de bellidir. Çünkü dünya statik dengelere oturan Soğuk Savaş döneminde değil, paylaşılan bir dinamiğin ürettiği ‘Sıcak Barış’ sürecinde... Diğer bir deyişle yalnız kalan bir Türkiye ‘şekillendirilecek’ bir nesne olmaktan kurtulamaz.

Oysa AB üyeliği ‘şekillendiren’ özneler koalisyonunun parçası olma anlamına gelir.AB üyeliği ve onunla paralel işleyecek olan NATO imkanları, Türkiye’yi en ileri bilimsel ve teknolojik arayışlara kenarından da olsa tutunmasını sağlayacaktır. Dahası iç bütünleşmenin ve işlevselliğin gereği olarak AB ve NATO içinde Türkiye’nin asgari bilimsel ve teknolojik sıçramayı yapması zaten istenecektir. Bu tablo açıkça daha ‘bağımsız’ bir Türkiye’ye işaret eder. Egemenlik haklarının bir bölümünden kendi isteğiyle feragat eden; buna karşılık hem kendi bekasını uzun vadede dünyanın güçlü ülkelerinin ortak kaderine bağlayarak garanti altına alan, hem de dünya politikası üzerinde söz sahibi olan bir Türkiye...

ek olarak belirtmeliyimki..Türkiye'nin jeopolitik yapısı olarak çok özel bir noktada mutlaka dünya devletleri arasında bir yer edinmek zorunda yani siz kendinizi , banana avrupa'dan banane ortadoğu'dan diyip kenara atamazsınız kendinizi soyutlayamazsınız mutlaka bir yer edinmeniz lazım.

Cureshot

yasin
yasin kullanıcısının resmi
Çevrimdışı
Üyelik: 28.12.2009
Gönderiler:

kürşat yazmış:
Dünya, otoriteyi hiyerarşik bir yapı içinde paylaşan ve tam da bu paylaşma sayesinde sistemi meşru kılan bir yeni denge durumuna doğru gitmekte. Böyle bir dinamik içinde tek tek ülkelerin önem ve ağırlığı, söz konusu dünya sistematiğinin oluşması açısından taşıdıkları işlev ve güçle orantılı olacak.

Böyle bir dünya karşısında Türkiye’nin seçenekleri ne olabilir? Türkiye ya yalnız kalacak ya da AB üyesi olacaktır. Eğer yalnız kalırsa dünyanın şekillenmesine yapabileceği etki neredeyse sıfırlanır; çünkü AB, ABD ve Rusya arasında ezilir. Her alanda teknolojik olarak dışa bağımlı bir ülkenin, yalnız kaldığı takdirde bağımsızlığını yitireceği de bellidir. Çünkü dünya statik dengelere oturan Soğuk Savaş döneminde değil, paylaşılan bir dinamiğin ürettiği ‘Sıcak Barış’ sürecinde... Diğer bir deyişle yalnız kalan bir Türkiye ‘şekillendirilecek’ bir nesne olmaktan kurtulamaz.

Oysa AB üyeliği ‘şekillendiren’ özneler koalisyonunun parçası olma anlamına gelir.AB üyeliği ve onunla paralel işleyecek olan NATO imkanları, Türkiye’yi en ileri bilimsel ve teknolojik arayışlara kenarından da olsa tutunmasını sağlayacaktır. Dahası iç bütünleşmenin ve işlevselliğin gereği olarak AB ve NATO içinde Türkiye’nin asgari bilimsel ve teknolojik sıçramayı yapması zaten istenecektir. Bu tablo açıkça daha ‘bağımsız’ bir Türkiye’ye işaret eder. Egemenlik haklarının bir bölümünden kendi isteğiyle feragat eden; buna karşılık hem kendi bekasını uzun vadede dünyanın güçlü ülkelerinin ortak kaderine bağlayarak garanti altına alan, hem de dünya politikası üzerinde söz sahibi olan bir Türkiye...

ek olarak belirtmeliyimki..Türkiye'nin jeopolitik yapısı olarak çok özel bir noktada mutlaka dünya devletleri arasında bir yer edinmek zorunda yani siz kendinizi , banana avrupa'dan banane ortadoğu'dan diyip kenara atamazsınız kendinizi soyutlayamazsınız mutlaka bir yer edinmeniz lazım.

katılmıyorum sana kürşat.Türkiye jeolojil olarak öyle bir yerde ki, olası bir durumda biz onların kapılarına değil,onlar bizim kapımıza gelicekler.şahsen ben de Türkiye'nin Türkiye'den nefret eden bir Avrupa Birliği'ne girmesini istemiyorum.zaten dediğim gibi olası bir durumda Avrupa Birliği de bize "gel birader sen de Avrupa'dasın" diyecek.Türkiye'nin yalnız kalması gibi bir durum söz konusu bile olmayacak.benim gönlüm böyle bir durumda Türkiye'nin dik bir duruş göstermesi ve Avrupa'yı reddetip Rusya tarafında yer almasında.çünkü Avrupa'nın ne askeri ne de siyasi bi üstünlüğü yok doğu ülkeleri karşısında.

geceler zehir..geceler kara..uçasım gelir,kanadım yara..

kürşat
kürşat kullanıcısının resmi
Çevrimdışı
Üyelik: 08.12.2009
Gönderiler:

Türkiye’nin üyeliği beş alanda AB’nin yapısında değişiklik yaratacaktır:
1. Türkiye’nin AB Parlamentosunda temsili
2. Türkiye’nin AB Konseyinde ve diğer organlarda temsili
3. Türkiye’nin AB bütçesine yapacağı katkı ve fonlardan alacağı pay
4. Malların serbest dolaşımı
5. İşgücünün serbest dolaşımı
Türkiye dahil aday ülkelerin nüfuslarının toplamı, mevcut AB nüfusunun %45,4’ünü, Türkiye hariç ise %28’ini oluşturmaktadır. Türkiye’nin bu nüfus ağırlığı, AB içindeki dengeleri köklü bir şekilde değiştirmektedir.
AB parlamentosu halen 626 üyeden oluşmaktadır. Burada en çok üyeye 99 parlamenterle Almanya, 87’şer parlamenterle İngiltere, Fransa ve İtalya sahiptirler. Türkiye, üyelik hakkı kazanması halinde AB Parlamentosuna en az İngiltere, Fransa ve İtalya kadar üye gönderecektir. Yani AB parlamentosunda en çok üyeye sahip ilk 5 ülke arasında yer alacaktır.
Avrupa Komisyonu 20 üyeden oluşmaktadır. Komisyonda Fransa, Almanya, İtalya, İspanya ve İngiltere 2’şer, diğer ülkeler birer üye ile temsil edilmektedir. 2005 yılından itibaren üye sayısı 27’ye çıkacaktır. Aday ülkelerin tümünün üyeliğinden sonra muhtemelen komisyonda dönüşümlü üyelik sistemine geçilecek ve Türkiye bir üye ile burada temsil edilecektir. Ayrıca, tam üyelik halinde Türkiye komisyona bin kadar idari personel gönderecektir. AB Sayıştayı ve Avrupa Adalet Divanına da birer üye verecektir. Türkiye, gündeme göre ilgili bakanların katıldığı ve kararları bağlayıcı olan Avrupa Birliği Konseyine de iştirak edecektir. AB konseyinin 342 olan üye sayısına göre Türkiye bu organda, Almanya, İngiltere, Fransa ve İtalya ile birlikte 29 üyeye sahip olacaktır. Bu sayı ile Türkiye, özellikle nitelikli oyla alınması gereken kararlarda ciddi söz sahibi olacaktır. Çünkü, bu sistemde 89 oy kararları engelleyebilmektedir.
1998 yılı verilerine göre Türkiye tam üye olması halinde AB bütçesine yılda 2,8 milyar ECU katkı yapacak, buna karşılık çeşitli fonlardan alacağı payların toplamı 10,3 milyar ECU olacaktır. Yani tam üyelik durumunda Türkiye yılda 7,5 milyar ECU net kaynak girişi sağlayacaktır. Yani AB’ye ödediğimiz her 1 ECU’ya karşılık 3,5 ECU geri alacağız. Nitekim 1998 yılında Yunanistan AB’ye ödediği 1,29 milyar ECU’ya karşılık 5,8 milyar ECU, Portekiz 1 milyar ECU’ya karşılık 3,9 milyar ECU, İspanya 5,3 milyar ECU’ya karşılık 12,2 milyar ECU, İrlanda 0,7 milyar ECU’ya karşılık 3,1 milyar ECU katkı almıştır.
AB’yle olan dış ticaret, Türkiye’nin toplam dış ticaret hacminin yüzde 50’sini oluşturmaktadır. Türkiye, 1980’li yıllarda AB’nin üçüncü ülkelerden yaptığı ithalatta 46. sırada yer alırken 1990’ların sonuna gelindiğinde 12. sıraya yükselmiştir. AB’nin ihracatında ise Türkiye’nin yeri 6. sıradır. Dolayısıyla, hem Türkiye, hem de AB için aradaki ekonomik ilişkiler vazgeçilmez öneme sahiptir. daha ne denilebilinirki?

ecu:avrupa ortak para birimi

Cureshot

yasin
yasin kullanıcısının resmi
Çevrimdışı
Üyelik: 28.12.2009
Gönderiler:

Türkiye'nin AB'ye girmesi bir çok şey katacak biliyorum fakat bahsettiğim gibi "Türkler'den hoşlanmayan" Avrupa'nın bahsettiğin şeylere izin vereceğini(ekonomik kıstaslardan çok siyasi kıstaslardan bahsediyorum,parlamentoda o kadar Türk'e izin vermeleri gibi) düşünüyor musun? ben olası bir AB üyeliğimizden önce bir çok şeyin kılıfına uyduralacağını ve Türkiye'nin siyasi açıdan bahsettiğin konumlara gelmesinin önün kesileceği düşüncesindeyim.(mesela parlamentoya gönderilen üyeler hakkında bir yasa çıkar ya da bir yasa kılıfa uydurulup,yeni üyeler bilmemkaç yıl içinde bilmemkaç üyeden fazla üye gönderemez parlamentoya gibi.).
ekonomik açıdan bakınca,evet,Türkiye'nin bir çok avantajı olacak,söylediklerine ek olarak Türkiye'nin en çok ihracat-ithalat yaptığı ülkenin Almanya olduğunu ekleyeyim fakat ben daha ilerisini düşünüyorum,olası bir savaş gibi,bu durumda ben Avrupa'nın yanında savaşan bir Türkiye,daha doğrusu Avrupa tarafından askeri gücü sömürülen bir Türkiye istemiyorum.AB üyeliğine %51 karşıyım %49 yanayım diyebilirim.(bkz. mustafa denizli) Smile

geceler zehir..geceler kara..uçasım gelir,kanadım yara..

burak
burak kullanıcısının resmi
Çevrimdışı
Üyelik: 29.11.2009
Gönderiler:

Ya kürşat bazı tespitlerin güzel nedir onlar:
"Dünya, otoriteyi hiyerarşik bir yapı içinde paylaşan ve tam da bu paylaşma sayesinde sistemi meşru kılan bir yeni denge durumuna doğru gitmekte "
"Eğer yalnız kalırsa dünyanın şekillenmesine yapabileceği etki neredeyse sıfırlanır" bak şimdi kardeşim iyi diyosun güzel diyosunda Türkiye'nin kendisinin başında bulunduğu ne bilim bir Türk devletleri birliği veya başka bir birlik oluşturamaz mı? Biz bu kuruma 31 Temmuz 1959'da başvurdu şimdi hangi yıldayız kardeşim 2010 yani tam tam 50 yıl 7 aydır biz bu kuruma girmeye çalışyoruz ve sürekli çocukla oynar gibi AB bizle oynuyor, öte yandan bakıyorsun Kıbrıs Rum Kesim 4 Temmuz 1990'da başvurup 1 Mayıs 2004'te yılında başvuruyor, bu ne perhiz bu ne lahana turşusu diyesi geliyor insanın. Arkadaşlar bu adamların asıl amaçalarını görmek için aham şaham bir siyaset bilmek gerekemiyor lütfen....
Bir de kürşat yalnızsam düzelt; sen özelleştirme tartışmalarında devlet kurumlarının hep yabancılara satılamasına karşıydın e şimdi diyorsunki AB'ye girersek: "Türkiye’yi en ileri bilimsel ve teknolojik arayışlara kenarından da olsa tutunmasını sağlayacaktır" bunlar olacak diyorsun pardon ama nasıl olcak sanıyorsun AB zamanında Osmanlı'ya Düyun-u Umumiye ye benzer bir kurum kurup bize birşeyler kazandırmak adı altında olan kurumları kendi şirketlerine özelleştirmeyeceğini nasıl bilirsin ( tabi buda ayrı bir tartışma konusu...)

kürşat
kürşat kullanıcısının resmi
Çevrimdışı
Üyelik: 08.12.2009
Gönderiler:

öncelikle sorulması gereken soru şu senin türk birliği kurmana izin verirlermi? asla bu iddia çürüdü. ben özelleştirmeye ve yabancılaşmaya karşı değilim ben özelleştirme şeffaf olmuyor o paralar nereye yatırılıyor istihdam alanı yapılıyormu konusunda farklı düşünüyorum. en son dediğin bir paranoya yada ihtimal çok zayıfta olsa ancak getirilerini düşündüğünde bu riske girmeye değmezmi?

Cureshot

Oleg
Oleg kullanıcısının resmi
Çevrimdışı
Üyelik: 07.10.2009
Gönderiler:

Bu kadar genç nüfus ve toplam nüfus varken Türkiye'de AB'ye girmek çok zor

burak
burak kullanıcısının resmi
Çevrimdışı
Üyelik: 29.11.2009
Gönderiler:

yanlış hatırlamışım o zaman özür dilerim am en son düşündüğüm paronaya değil aslında şu anda IMF ile ufaktan yapılan bir olay.Ayrıca Türk birliğine izin vermizler diyip kestirip atıysun, uğraşacaksın abi bunun için yoksa onların kapısında sürünürsün.... (sadece Türk birliğide demedim, ona da dikkat et..)

kürşat
kürşat kullanıcısının resmi
Çevrimdışı
Üyelik: 08.12.2009
Gönderiler:

abi turan bizim osmanlı.dan berigelen bir politikamız değilmi hangisi için daha uzun seneler uğraşıldı ama konu bu değilki ab.nin faydaları ve serbest mal dolaşımının ülkeye yararı. kestirip atmıyoru eldeki verilere göre konuşuyorum... şu anda kimse yüzünü avrupaya ters tarafa dönemez hele ki sen türkiyeysen çok zor çğnkü yıllarıdr süre gelen bir politika bu unutmayalımki iktidarlar değişir politikalar değil bence tabi:D

Cureshot

Oleg
Oleg kullanıcısının resmi
Çevrimdışı
Üyelik: 07.10.2009
Gönderiler:

Avrasya Birliği kuralacağı belli gibi ama

Joseph
Joseph kullanıcısının resmi
Çevrimdışı
Üyelik: 05.03.2009
Gönderiler:

Bu hoşa gitme, sevme meselesini hala anlamış değilim. AB bizi istemiyor, bizi sevmiyor gibi tavırlar hiç operasyonel değil. Bazı siyasetçiler vardır, bugün söverler yarın söylediklerini yalarlar..bu karşılıklı çıkar meselesi, uluslararası meseleler devletlerin kendi çıkarlarıyla yönetilir. Eğer Türkiye ekonomik ve siyasi olarak kendini bir üst seviyeye getirmeyi başarabilirse, AB'nin çıkarları bence bizim birliğe üye olmamızdan geçecektir, yarın onlar isteyecekler gelin diye. Belki de biz gerek görmeyeceğiz girmeyi. Ancak AB kaçınılmaz ve olmazsa olmaz çözüm değildir Türkiye için, ancak bu ülkelerin seviyesine gelebilmek adına(ekonomik, demokrasi, teknoloji, insan hakları) AB kriterlerini uygulamanın hiçbir zararı yok bu ülkeye. Diğer yandan zaten Rusya, İran, Hindistan, Çin, Orta Doğu ve Orta Asya ülkeleri ile olan ilişkiler tarihte hiç olmadığı kadar iyi durumda. Avrasya Birliği daha mantıklı geliyor bana, ancak bu birlik resmi olmaktan öte bir ticaret ve ortak çalışma grubu babında olur diye düşünüyorum. Şunu da unutmamak lazım: AB bizi çok sevmiyorsa, sanki Ruslar ve diğer Türki devletler kara kaşımıza kara gözümüze mi hayranlar..hepsi, de kendi çıkarını düşünüyor, zaten öyle de olması gerekir. En basitinden Azerbaycan örneğine bakın, küçük bir anlaşmazlıkta bayraklarımızı indiriyorlar..Anlatmak istediğim; her ülke fırsat kolluyor ve ilk planda kendi çıkarlarını korumaya uğraşıyor. Bu nedenle başkalarının çıkarlarıyla kendi çıkarlarımızı örtüştürmek adına hem ekonomi hem de demokrasi adına ne kadar hızlı yol alırsak o kadar tercih edilir bir önemde ülke haline geliriz.

YK.

yasin
yasin kullanıcısının resmi
Çevrimdışı
Üyelik: 28.12.2009
Gönderiler:

ab bizi sevmek zorunda değil.hiç bi ülke bizi sevmek zorunda değil ki türk kökenli ülkeler dışında bizi seven (onları içinde de sevmeyenler vardır) bi ülke var mı zaten? benim bahsettiğim sevip-sevmeme değil, nefret etme.mesela ben kosta rikayı ne severim ne sevmem,ama nefret etmem.onlarla uğraşmam üzerinde oyunlar oynamam.eminim bunu daha iyi anlatabilmişimdir.

geceler zehir..geceler kara..uçasım gelir,kanadım yara..

burak
burak kullanıcısının resmi
Çevrimdışı
Üyelik: 29.11.2009
Gönderiler:

ya joseph haklısın küresel ilişkilerde çıkarlarına göre hareket etcek ama şöle bişi var bende yazdım oraya bu adamlar 50 yıldır ne diye bekletiyolar bizi? açıklasana
Ayrıca sana bir örnek vereyim o bize geliştirmek uğruna şart koştukları olaylardan biri; Atatürk Havalimanında bir vatadaşımızın arabasına ceza kesilmiş neden plakasında kırmızı renkte üzerende ayyıldız bayrağımız var diye neden çünkü AB uyum sürecinde böyle bir olay varmış milliyetçiliği ortaya çıkarmıyacakmışız.. ya kardeşim adamlar bizi oyalamak için saçma sapan şeylerle uğraşıyor bizde hala girmek için sürtünüyoruz şimdi diyeceksiniz bu her AB ülkesinde var, onu yazmadan önce acaba ne zamandan beri var bu uygulama? sonuç olarak AB'ye karşıyım çünkü biz hiçbir zaman asla (ciddi manada bakarsınız göstermelik üye oluruz) o grubun içinde yer almicaz bence...

burak
burak kullanıcısının resmi
Çevrimdışı
Üyelik: 29.11.2009
Gönderiler:

kürşat ben turancılık savunulsun demedim abi örnek verdim....

kürşat
kürşat kullanıcısının resmi
Çevrimdışı
Üyelik: 08.12.2009
Gönderiler:

buraksakalli32 yazmış:
kürşat ben turancılık savunulsun demedim abi örnek verdim....

tamamda dediğin bir nevi turancılık kardeşim:) yani yüzümüzü orta asyaya dönmek...

Cureshot

burak
burak kullanıcısının resmi
Çevrimdışı
Üyelik: 29.11.2009
Gönderiler:

abi sadece bir örnekti Smile ha benim isteyip istemediğime gelince isterim abi niye istemiyeyim.Sonuçta Avrupalılar doğudan görüp gelişmediler mi? biz sürekli bir yerlere gelmek için batı dünyasına mı muhtacız?

Joseph
Joseph kullanıcısının resmi
Çevrimdışı
Üyelik: 05.03.2009
Gönderiler:

Adamlar kırk dereden su getiriyorlar almamak için. Yasin dediğini gayet iyi anlıyorum, Kosta Rika örneği güzeldi..yıllarca üzerimizde plan yaptıkları doğru, Osmanlı'nın hakimiyetinde yaşamak koydu bunlara. Ancak benim anlatmak istediğim şu; tamam adamlar sevmiyorlar, ya da nefret ediyorlar. Ama birgün mesele öyle bir noktaya gelir ki, onlar peşimizde koşar..Nüfusları git gide eriyor, dünyaya bakış açıları ise gün geçtikçe çaresizleşiyor, dünya üzerindeki hiçbir çözüme katkıda bulunamıyorlar. Şu an ki Türkiye Cumhuriyetinin dış politikasının onda birini yapacak ufukları yok adamların, belki ekonomik güçleri var ama Orta Asya dan Orta Doğuya sözü dinlenilen bir ülke yok AB içinde. Bu yüzden diyorum ki, ABD ve Rusya'nın büyüklüğü içinde kaybolmaktansa bölgede gittikçe büyüyen bir Türkiyeye muhtaç olacaklar, hem vizyon açısından hem de misyonlarını gerçekleştirebilmek adına. Ancak o seviyeye gelindiğinde Türkiye AB nin yükünü taşımayı kabul eder mi bu tartışılması gereken nokta.

Burakcım bu arada Turancılık güzel bir hayaldi. Ama malesef o dönem geçti, zamanında eğer Türkiye gözünü açık tutabilse ve adam gibi liderleri olsaydı 20 yıl önce bu iş biterdi ve dünyaya çoktan meydan okumuş olurduk. Ancak bugün Orta Asya devletleri çok büyüdüler, özellikle ekonomik olarak, dahası bizde olmayan birşey var onlarda: petrol. Şu an adamların burnu havada, Azerbaycan gibi iki karışlık ülke bile elindeki petrol kozunu babası saydığı Türkiyeye karşı kullanmaktan çekinmiyor, bilmem anlatabildimmi ?

YK.

burak
burak kullanıcısının resmi
Çevrimdışı
Üyelik: 29.11.2009
Gönderiler:

ya arkadaşlar turancılığın olmiyacağını ben de biliyorum,evet isterim olmasını ama dediğiniz gib atı alan Üsküdar'ı geçti artık ayrıca söylemekten bıktım örnek amaçlı söyledim Smile

Joseph, abi haklısın nüfusları azalıyor ama şöyle bir şey var bak bir medeniyetin,kültürün gelişmesi-sürebilmesi için nüfus artış oranınnın 2.1 olması lazım imiş (duyduğuma göre) e zati Avrupa'da hiç bir millet bu oranın üstünde değil azcık bir artış var ise onlarda Türkler ve Müslüman milletlerden oluyor hatta Alman Başbakanı Angela Merkel'in açıklaması var çok değil 2050 de nüfusumuz Müslüman olucak, Almanya Müslüman bir devlet olacak diye.Peki sen inanıyor musun Avrupalıların buna bir önlem almayacağına.Almanya'daki son neo nazi olayları neden çıktı sanıyorsun.Ayrıca bölgede güçlü Türkiye isteyecekler demişin.Ben böyle bir şeye inanmıyorum çünkü onlar biliyor ki güçlenirsek ne kar büyük bir tehdit olucaz onlar için...

Arjin
Arjin kullanıcısının resmi
Çevrimdışı
Üyelik: 06.10.2009
Gönderiler:

Bakınız 50 yıldır AB kapısındayız ve kapısında olmaya devam edeceğiz.Yani AB ye girmeyi unutalım.Zaten şu anda ve son küresel ekonomik krizden sonra mali açıdan birçok AB ülkesini yakaladık.Şuanda birlikteki bir çok ülke ekonomik krizle boğuşmakta Yunanistan ve Portekiz gibi.Adamlar bas bas bağırıyor yardım edin diye ama diğer AB ülkeleri hiç bir katkıda bulunmuyor.Bizimkilerin düşüncesi şu: yaw AB ye girecez iş kalırsak maaş bağlayacaklar istediğimiz ülkeye vizesiz gidecez, ver elini PAris filan.Boşuna hayal kurmayalım.AB den şu şekilde yararlanabiliriz.Onların reformlarını gerçekleştirerek ve hayat standartlarını yakaladığımız zaman ve bağımsız bir ekonomik program gerçekleştirdikten sonra bizim değil onların bize ihtiyacı olacak emin olun.

Ziyaretçi
Ziyaretçi kullanıcısının resmi

cok dogru soledin

Ziyaretçi
Ziyaretçi kullanıcısının resmi

bir kere AB tamamen saçma bir durumda yakında da dağılacak..

Ziyaretçi
Ziyaretçi kullanıcısının resmi

1959 ab ye başvurduk
1960
1961
1962
1963
1964
1965
1966
1967
.
.
.
.
.
1999
2000
2001
2002
2003
2004
2005
2006
2007
2008
2009
2010
2011..hala kapısında sürünüyoruz