Tekel işçilerinin direnişi, haklı bir direniş mi yoksa siyasi bir komplodan mı ibaret?
Manşet
Tekel işçilerinin direnişi, haklı bir direniş mi yoksa siyasi bir komplodan mı ibaret?
Benim hiç fırsatım olmadı ya. Anlatabilir misiniz olay nedir?
işlerinden mi atıldı hepsi?
Kısaca anlatmaya çalışayım...
Tekel işletmeleri teker teker özelleştirildi. Bu özelleştirmeden sonra işçiler işten atılmaya çalışıldı ki bu özelleştirme mantığıyla tamamen çelişmekte, tabi ülkemizde özelleştirme mantığı diye bir şey varsa....
Devlet de onların haklarını koruma babında!!!! işçileri 4/c diye bi madde var o madde uyarınca istihdam etti.
Bu maddeye göre de onlar ne işçi ne memur, devletin geçici personeli statüsüne girdi. Bunun da anlamı şu normalde 12 ay çalışırken 10 ay çalışacaklar, 10 ay maaş alacaklar, 2 ay aç kalacaklar... Maaşları 1500-1600 civarındaydan 600-700 yani asgari ücrete inecek. Nerede çalışacakları belli değil, devlet nerde boşluk varsa oraya tıkıycak insanları, bu işten anlar mı anlamaz mı ona bile bakmadan!
İşte bunun mücadelesini yapıyorlar hakları olan haklarını almak için, çocuklarının hakkı için!
Ne siyasi komplosu Allah aşkına yaa! Cem'in de özetlediği gibi binlerce insan mağdur durumda. Bu işin siyaseti yok arkadaşlar. Haksızlık karşısında susan dilsiz şeytandır!
1500-1600 lira demişsin ama tekel işçisine o para çok değil mi sence? O kadarlık iş yapıyorlar mı? Bırak üniversite mezunu olanları, bir doktor bile anca o kadar para alıyor maaş olarak devletten. Bu zamana kadar eğer onlara 1500-1600 lira verildiyse senin benim boğazımdan verilmiş demek değil mi bu peki? Açıp okudum biraz neyin ne olduğunu anlamak için ama onlar bence nankörlük yapıyorlar gibi geldi bana.
28 Şubatta askeriyeden sebebsiz kovulan binlerce subayın, değişen belediyelerden atılan işçilerin neden hiç haberi yapılmıyor da bu konu bu kadar dallanıp budaklandı acaba merak ediyorum?
MaSteR sözülükte bunu yapmam bilirsin ama buna cevap vericem...
Çok yanlış bir açıdan bakıyorsun, mesele geçmişte aldıkları maaş değil, tamam özelleştirmeleri haklı görebilirsin, hükümetten memnunsundur ama bu iş çoook farklı... Bu iş devletle, kanunla alakalı...
İnsanların korkularını yenip, haklarını aramalarıyla alakalı... Aldıkları maaşı hak edip hak etmediklerini sorguluycaksak, bakmamız gereken çoook farklı yerler var bu işçilerden önce...
Kendini bu işçilerden birinin yerine koy, devlette işçi olarak çalışıyorsun, işini kaybetme korkun yok ve hayatını o gelecek maaşına göre planlıyosun...(kredi alıp ev alıyosun, borcunu ödüyosun vs.) Bir anda ama gerçekten bir anda, artık bu maaşı almayacağın ve belki de bilmediğin bir işte, belki de başka bir şehirde çalışacağın söyleniyor bundan sonra!! Napardın diye bile sormuyorum sadece hayal et...
28 Şubat konusuna gelince... Konuyu değiştirmek için araya atmışsın onu ama şöyle diyeyim, her zaman haklının yanında olmalıyız. Bir gün bizim de ihtiyacımız olur elbet!
Konu Dışı // Düzgün tartışabilmek için foruma taşınmasını istiyorum...
Ali Naci valla çok üzüldüm yazdığına. Yakıştıramadım her şeyden önce. 1500 lira hak ediyorlar mı bakalım nasıl bir laf ya.. bu olaya bari hükümet sözcüsü gibi bakma. Elini vicdanına koy biraz. Eğer yan gelip yatan varsa çıkarırsın işten ya da almazsın yenisini. ama sen devletsin çat diye adamın maaşının 3 te 1 e inmesine nasıl onay verebilirsin. Yemin ediyorum siyasi bakmıyorum bu olaya insani bakıyorum. Ve işçilerin haklarını aramalarını istiyorum.Diğer memurlar da destek vermeli eylemlerine. Rahmetli Ecevit işçilere grev hakkını verdi. İşçiler söke söke bu hakkı almadıkları için kıymetini de bilmiyorlar. Çok şükür biraz farketmeye başladılar
Konuyu en başta foruma taşıdım zate.
Yanlış anlama ben adamlar haksız demiyorum sonuna kadar haklı olabilirler dediğim gibi konuya pek hakim değilim. Ancak zamanında yapılan yanlışların sonucu bunlar. Eğer ki bir tekel işçisi 1500-1600 lira maaşla çalışıyorsa bende tekel işçisi olmak isterim ve tekel aldığı her işçiye o parayı vermek zorunda kalır. Sayısını bilmiyorum ancak binlerce işçi çalışıyordur orda zannımca. Dolayısıyla sen elindeki adama verdiğini yeni aldığına da vermek zorundasın, tütün ayıklayan 2 adama 2 ayrı maaş veremezsin ve bence bir tekel işçisininde o kadar para alması anormal. Ayrıca önerilen 4 C olayında yaklaşık 50 milyar tazminat dağıtılacağını okudum, varsa kredisi borcu olan ödeyebilir herhalde o para ile.
Ayrıca her işi ile sıkıntı çeken eylem yapsa vah haline Ülkemin... Konuyu değiştirme ile alakası yok... Bence bundan çok daha ağır bir olay ama neden ses çıkmadı o zaman bu kadar, neden bu kadar çok görmedik o harika dosdoğru (!) haberlerimizde..
Ayrıca şuanda gündemde olan 45 yaşını geçmiş rütbeli erlerin TSK dan atılmasının neden anlatmıyorlar abi. Bir tek tekel işçisimi sıkıntı çekiyor bu ülkede, bir tek onlar mı var?
Onlar seslerini çıkartıyo, örgütleniyor da ondan abi.... Yoksa onları kimsenin duyduğu yoktu... Kaç gündür ankarada binlerce kişi, sıkıyosa duymasınlar... Tekel işçileri bağırıyo tabir-i caizse...
Ayrıca o da tütün ayıklıyo, yeni giren de diyosun ve aynı maaşı vermek zorunda... Hayır abi devlette kademe kademe maaş artar, aynı işi yapıyosun diye aynı maaşı almazsın...
50 milyar tazminat olayını bilmiyorum, araştırıp dönücem bu konuyla ilgili, hiç duymadım...
Forum'a taşıdığın için eyw...
Düzeltme : iki farklı kaynaktan baktım. 20 ile 70 bin arası bi rakamdan bahsediliyo ama ne zaman ödenecek belli değil...
Baştan da dediğim gibi ben yapılan direnişe bir şey demiyorum. Haklılardır eyvallah. Bende TC vatandaşıyım, kimsenin istemem mağdur olmasını ancak dediğim gibi eğer bir öğretmenden çok maaş alıyorsa bir tekel işçisi kimse kusura bakmasın ben de azaltırdım maaşlarını. Biraz mantıklı olalım... Umarım herkesin hoşnut kaldığı bir anlaşma yapılır.
anlamadığım bir olay var aylardır Tekel işçileri tartışılıyor... bu ülkede asgari ücret ile geçinmeye çalışanlar var onlar niye gündeme gelmiyor.Ayrıca çoğu özel sektör işçisi işten çıkarıldığı zaman bu kadar yaygara kopartılamıyor neden o özel sektör onun yapması normal ama konu devlete gelince ne yapmalı etmeli illa işçiye bakmalı demi.Evet elbette şöle bir şey var ki onlar da haklı yoksulluk sınırın 1 milyarı geçtiği yerde o parayla yaşanmaz ama unutulmamalı ki bu ülkede o insanlardan beteri var... Ha son olarak devletin geri adım atması yanlış bir hareket bundan sonra her bir olay da hemen açlık eylemi hemen grev sonra devlete her istediğini yaptır sonuç:devletin otoritesi yok olmaya başlıyacak....
Yok olsun bi zahmet... Bu kadar otorite fazla.... Bastır halkı bastır halkı nereye kadar...
Anlaşamadığımız konu şu kanımca : kimse gidip tekel işçilerinin sesini duymadı, onlar bağırdığı için biz duyuyoruz...
Burak kardeşim asgari ücretliler var demişsin..ama onun hesabını başbakanımız çok güzel yaptı.. her gün bir simit yiyip bir çay içerlerse geçinebiliyorlarmış.. daha niye bağırsın ki o adamlar!
Ayrıca Gökhan kardeşimin dediği "hükümet sözcülüğü" lafını asla kabul etmiyorum. Ben olaya hiç bir şekilde devlet iyi yapıyor veya kötü yapıyor diyerek bakmadım. Sadece bana anormal gelen maaşları hakkında konuşup karşılaştırmalar yaptım ve bundan daha vahim olayları hatırlattım...
1.si gökhan başbakanın asgari ücret politasını desteklemedim , desteklemiyorum ama şöle bişi var ki ülke şartları nedeniyle bu halde asgari ücret.Şimdi ki başbakandan öncesinde de yeterli değildi asgari ücretler.. ben sadece;" tekel işçileri sesini çıkartıyor diyordunuz" ama onlardan daha kötü durumda olanları hatırlatmak için örnek verdim 2. si coldboy evet dediğin doğru sürekli ezilen hor görülen bir halk olmaktansa olayların farkında olan sesini yükselten toplum olmamız gerekiyor ancak şu anki durum farklılaştı gibime geliyor bir de onların yanına gidip konuşmamış olmam onların halinden anlamicam anlamına gelmez ilk yazımı tekrardan okursan eğer, onların da haklı olduğunu yazdım ben...
Bilmiyorum sayın başbakanımızın en son konuşmasını dinlediniz mi tekel işçileriyle alakalı ancak bilmeyenler için durumu biraz açıklayayım da ardından ne dediğini söyleyeyim
...şimdi tekel işçilerini diğer devlet kadrolarına geçirmeyi öneriyorlar ancak tabi aktarmak istedikleri işin maaşı asgari ücretten biraz yüksek sanırım yarı yarıya fark var tekel işçilerinin önceden aldıklarıyla. Recep Tayyip Erdoğan bunun üstüne ne dese beğenirsiniz. Türkiye'de o maaşa çalışacak milyonlarca işsiz var. Eveeet fıkramız da böyle bitiyor demek isterdim
ama ne yazık ki değerli başbakanımız bağıra bağıra bunu diyebiliyor. Gerçekleri kendi ağzıyla itiraf ediyor biz beceriksiziz neredeyse 10 yıldır iktidarız, bir ülkenin en temel sorunu olan işsizlikle ilgili gıdım yol alamadık diyor ve hala sevenleri var bu partinin. Kendine acı çektirmeyi seven baya bir insan var bu ülkede.
Sevgili master ne yazık ki çok ama çok yanlış düşünceler içerisindesiniz bence. Tekel işçisi öğretmenden fazla maaş alıyorsa ben de düşürürdüm maaşlarını demişsiniz. Ben sizden tekel işçileri öğretmenden fazla maaş alıyorsa öğretmenlerin maaşını yükseltirdim demenizi beklerdim. Doğrusu budur. Mantık bu olmalıydı ama ne yazık ki hükümetimizde bile düşünce bu olduğu için sizi eleştiremiyorum bile.
Tekel işçilerinin aldığı maaş azdır çoktur hiç tartışmayacağım çünkü burada asıl önemli olan aldıkları maaş değil. Tekel işçileri o maaşı alma hakkını elde etmiştir. Siz kazanılmış hakkı stratejik düşünceden yoksun özelleştirme anlayışınıza kurban edemezsiniz. Ayıptır. Bu maaş size fazla gelebilir. O kadar paranın nesi fazla geliyor onu da bilmiyorum açlık sınırı belli herkesin maaşı en az o civarda olmalı zaten. Ülke o kadar acınacak halde yani, 1500 liraya tav olan milyonlarca insan yaratmışız. Bu düşünceyle nasıl ileri gideriz? Nolur yapmayın ya. Bari burada duymasaydım şu anlayışı. Bütün bunlara rağmen tekel işçileri ooh kaymaktı şimdi ağlamasınlar anlayışı, nasıl desem, neyse hiçbir şey demiyorum böyle düşünenlere. Diyecek bir şey yok çünkü.
Neden diğer haksızlıklar bu kadar öne çıkmadı da bu olay bu kadar abartıldı geyiği klasik olarak dönmüş yine. Her lanet gün bu ülkede birileri haksızlığa uğruyor hem de nasıl haksızlıklar! Onlara dikkat çekmekte haklısınız ancak bu olayın bu kadar dikkat çekmesinin sebebi örgütlü 60 gündür süren eylemdir. Keşke herkes haksızlığa uğradığında haklarının peşinden böyle gidebilse. Muhalefet parti liderleri de her zamanki akbaba tavırlarıyla buradan nemalanmaya çalışıyorlar ama emin olun bunu kaşıyabilecek kadar becerikli değiller birazcık becerikli olsalar zaten akp'nin 8 yılda verdiği binlerce açığı kullanıp halkı aydınlatırlardı ama o kapasite yok muhalefet partilerimizde. Rahat olabilir akpartisi.
Bence bugün tekel işçisinin yanında olmayan kişilerin yarın elde ettikleri haklar ellerinden alındığında gıklarını çıkarmaya hakları yoktur. Tekrarlıyorum olay az maaş çok maaş olayı değildir, burada durum elde edilmiş hakların yok sayılmasıdır. Adam gelecek planını o aldığı maaşa göre yapmış her şeyini ona göre ayarlamış. Sen ne hakla bunu bozabilirsin?
Herkes haksızlığa uğradığında sesini çıkarsaydı şu an bu hükümet başta olmazdı. Efendilerin zoruna gidiyor birileri sesini çıkardı mı. Eee alışkın değiller tabi...
bundan önce özelleştirilen birsürü kurumdan binlerce insan uzaklaştırıldı veya tekel sorunundaki gibi işçilerin maaşlarının yarıya yakın düşürülmesi gibi işçiler için hiçte iyi olmayan birsürü olay meydana geldi burda ferrokrom özelleştirilirken yine işçiler aynı durumla karşı karşıya kalmıştı fakat eninde sonunda sıranın kendisine geleceği açık olan tekel işçileri çıt bile çıkarmadı . Tekel işçileriyle bu diğer mağdur işçiler arasındaki tek fark tekel işçilerinin sayısıdır ve her seferinde televizyona çıkan sendika başkanları daha önceden hükümetle görüşmüş ve 4c statüsünü kabul ettiklerini sölemişlerdir . Kimse buraya çıkıp tekel işçileri haksız diyemez çünkü üniversitede çocuğu olan hasta olan vs. işçiler var bir anda bunu yapmak vicdansızlıktır kesinlikle buna sözüm yok sadece olaya farklı açılardan bakmanında iyi olacağını düşünüyorum.
Sevgili merth,
Benim orda belirtmek istediğim aralarında ki maaş farkıdır. Yükseltmek veya alçatmak değil mesele. Ben bir daha söyleyeyim herhalde yorum yazarken tüm yazılanlar okunmuyor. Ben tekel işçilerine haksızlar demiyorum, ama eğer onlar haklıysa onlardan çok daha önce hak iddia edecek kişiler var.
Okumak isteyenler ferrokrom ve tekel işçileriyle ilgili güzel bir yazıyı şu
http://www.gunisigigazetesi.net/kategori.php?id=3007 linkten okuyabilirler. Zamanında ferrokrom işçilerine verilmeyen desteğin şimdi verilmesi lazım çünkü eğer tekel işçileri haklarını alabilirse onlara da kapı açılacaktır. Tekel işçileri seslerini çıkarmamıştı o zaman denmiş. O zamanki koşullarda suçlanması gereken doğrudan tekel işçileri olmamalı, bu tip durumlarda suçlanması gereken kurumlar sendikalardır. Herkesten teker teker açıklama yapmasını beklemek pek doğru olmaz. Sendika adam gibi olursa sorun çözülür. Sendika içerisinde zaten gereken çeşitlilik vardır ses çıkarması gereken kurumlar sendikalardır ama ne yazık ki bu süper ülkenin sendikaları da bir garip. Büyük ihtimal yine bir şeyler dönüyor ancak şimdi hmmm o böyleydi bu böyleydi diyerek olay farklı yaklaşımlar getirmek hareketin amaca ulaşması açısından zararlıdır. Önce bir hakları olanı alsın herkes, doğru olan yapılsın sonra da daha önceden olan tutarsızlıklar tartışılır. Zaten doğru olan yapıldığında bu olay emsal teşkil edeceğinden diğerleri de bundan faydalanabilecektir. Sorun çözülecektir. Hükümet cephesi ise tekel işçilerinin isteklerini kabul edip daha farklı sorunları tekrar hortlatmak istemiyor bir de o yönü var tabi olayın unutmadan.
merth , aslında yazdığın cevapta tekel işçileri için acı gerçek yer almaktadır . Dediğin gibi eğer tekel işçileri isteklerini kabul ettirirlerse diğer sorunlarda emsal teşkil eder ve bunun istenmediği aşikar .
Benim orda belirtmek istediğim aralarında ki maaş farkıdır. Yükseltmek veya alçatmak değil mesele. Ben bir daha söyleyeyim herhalde yorum yazarken tüm yazılanlar okunmuyor. Ben tekel işçilerine haksızlar demiyorum, ama eğer onlar haklıysa onlardan çok daha önce hak iddia edecek kişiler var.
sevgili master derdim aradaki maaş farkı diyorsun üstte yazmışsın tekel işçileri o kadar yüksek maaş alıyorsa ben de azaltırdım maaşlarını diyorsun. olay bildiğimiz alçaltma, yükseltme yani kafanda. nedir? bana açıklar mısın? öğretmen maaşlarının yükseltilmesi değil de tekel işçilerinin ücretinin düşürülmesini düşünmen beni üzen kısım. aldıkları parayı hak ediyorlar mı diye de sormuşsun? hak ediyorlar tabi, diğerleri hak ettiğinden az alıyorlar diye tekel işçileri hak etmiyor mu olmalı? lütfen şu yüksek olanı alçağa çekme anlayışından bir an evvel kurtulalım. herkesin maaşı en az o kadar olmalı zaten neyi tartışıyoruz ki? bahsettiğim gibi açlık sınırı ortada. insanlar o sınırın altında yaşıyor.
sevgili arkadaşlar, bu kadar abartılması manidar değil mi tarzı sorular soruluyor. elbette abartılacak ne olacaktı başka, hükümetten memnun olmayan herkes ya da istediğini alamayan herkes bu olayın arkasında toplandı da ondan bu kadar popüler oldu, ayrıca bir diğer çok önemli faktör de daha önceden bahsettiğim gibi tekel işçilerinin 60 gündür süren eylemi. hükümetin düşmesini isteyenler de destek veriyor bu eyleme. ancak bütün bunlar eylemin haklılığına en ufak şüphe düşüremez. neden sürekli bu tekrarlanıyor anlamış değilim? bilmiyorum farkında mısınız ama bu ülkede şu andaki hükümet için oy vermemiş %53'lük bir insan topluluğu da var. %47'den fazla yani hatırlatayım...
ekleme: herkesin sesi çıksın, tekel işçilerinden önce çıkması gerekenler de var ancak onların sesini çıkarması demek hükümet için daha fazla sorun demek. buna izin verilmez...neyse benden bu gecelik bu kadar yarın okulda görüşmek üzere 
Benim çevremde memur olarak çalışan bir çok insan var. Neden onlar 800-900 liraya çalışırken tekel işçileri o kadar maaş alıyor. Şahsen ben bunu kaldıramıyorum, ve o eylemi yaparken diğer bu bahsettiğim insanları hiç düşündüklerini zannetmiyorum. Evinde TV başında bunu görüpte içi acıyan kaç memur var.
Sen biraz mantıklı düşünsene mümkün mü tüm memur maaşlarını oralara çekmek? Bilmiyor musun bu ülkenin ekonomik durumunu, borçlarını vs?
Ortada bir adaletsizlik var ve bu adetletsizliği çözmek için yapılan bir yanlış. Hani hep kullandığımız bir laf var ya "KEŞKE".. işte onu bir daha kullamak istiyorum; "Keşke kimseyi ayaklandırmayacak, siyasi partilerin o işçileri seçim malzemesine dönüştüremeyeceği bir çözüm bulunabilseydi."
merth anlamadığım bir şey var Master'ın da dediği gibi sen bu ülkenin ekonomik durumunu bilmiyor musun? Bu ülkenin yıllardır ekonomisinin durumu zati ortada ne olmasını bekliyordun ki.Bir de anlamadığım bir şey var herşeyi şimdiki partiye yüklüyorsunuz.Yapmayın arkadaşlar bu partiden önce neydi ki bu ülkenin hali o zaman güllük gülistanlık mıydık? yapmayın allah aşkına biraz daha mantıklı olalım her bir olayda hükümete taş atmak için fırsat bekliyoruz adeta, kusura bakmayın ama bu yazdıklarınızdan bu çıkıyor daha çok."daha çok" diyorum çünkü çoğunuz aynı zamanda muhalefetten de hoşnut olmadığını belirtiyor.Tamam ben de memnun değilim çünkü ermeni ,kürt açılımı yapan partiyle ve ya hükümetle işim olmaz benim ama her bir fırsatta tekrar ediyorum taş atmak için fırsat kollanmaz.Ayrıca konumuz maaşları aşşağı ya da yukarı çekmek meselesi değil gönül isterki yurdumun bütün insanları refah içinde yaşasın ve biz de bunları tartışmayalım ama yok işte.O yüzden aşağı çekmek yerine niye yukarı çekmiyorsun mantığı çok saçma tabi şöyle bir şey varki o insanlarda haklı bir anda bütün planları alt-üst olduğu için ama sürekli söylediğimiz; onlardan beterleri de var dediğimizde, Tekel işçileri birlik oldu onlar olamadı diye geçiştiremezsiniz,seslerini duyuramıyorlar demek çok saçma her gün en az bir haber bülteninde yoksulluk ile boğuşan insanları görebilirsiniz...
Ben seçimlerde bu hükümete oy vermiş biri olarak hesap soruyorum. Hükümete taş atmıyorum. Oyu neden verdik? İşsizlik azalsın diye, maaşlar artsın diye, ekonomik bir planı var diye verdik. Kaç yıl sabrettim. Tam 8 yıl olmuş akp başa geçeli. Başlarda ne olursa olsun tek parti olur iyi olur düşündüm destekledim. 3 yıl geçti gelişme olmadı çok erken dedim 5 yıl geçti her şey oturuyor dedim arada oyumu da verdim, başbakanın gaflarını duymazdan geldim ama 8 yıl oldu. Bu 8 yılda insanlar hala açlık sınırında yaşıyor. Hiç bir şey değişmedi. 8 yıl önce neredeysek hala oradayız. Hatta bazı açılardan daha kötü durumdayız. Bana bu ülkenin ekonomisi hep böyleydi sen bilmiyor musun diyemezsiniz. Ben birey olarak orada olması gerekeni söyledim hala da lafımın arkasındayım yüksekte olanı alçağa çekmeye çalışmak gelişmenin önündeki en büyük engeldir. Ne olursa olsun yüksekte olanı orada tutabilmelisiniz. Ben bu ülkenin durumunu biliyorum, 8 yıldır bu kadar şu kadar yol alamamış hükümetten hesap sormak hakkım. İşsizlik oranı ülkeyi devraldığınızdan beri aynıysa dış borçlar hala olduğu gibi duruyorsa ne yapalım yani. Hükümeti her eleştiren ona taş atmıyor arkadaşlar, bunu aklınıza sokun burada laf olsun diye konuşmuyorum. Hakkım olanı yapıyorum. Siz de oturup bu ülke hep böyleydi yeaa manyak mısın ne diyorsun demek yerine, olması gerekenleri yüksek sesle söylerseniz korkmayın birşey olmaz. Ben denedim hiçbir şey olmuyor. O sesler birleşir illa ki bir yerde merak etmeyin siz. Yoksa oturup bu ülke böyle naparsın demeyi ben de biliyorum. O yüzden aşağı çekmek değil yukarı çekmek mantığı çok mantıklı. Çünkü senin buna dair bir umudun olmazsa o iş olmaz arkadaşım. Önce senin inanman lazım. Türkiye de öyle kuruldu zaten. Var mı itirazı olan? Umut olmadan bir şey olur mu? Sen bir çabala bakalım olmazsa da elimden geleni yaptım dersin.
Haber bülteninde 5 dk yer almak çok kolay, yalancıktan duygusal bir konuşma duygulu bir müzik yoksulluk sahnesi. Eee sonra? Sonrası yok, o kadarsın. Örgütlenmek ise başka bir şey. Örgütlenmenin gücünü küçümsek asıl saçma olan. Örgütlenme olmadan sizin tek başınıza yaşadığınız o acıklı hikayeyi ben akşam yemeğimi yerken pembe dizi gibi izliyorum. Senin gibi olanları toplayıp eylem yapmadığın sürece 5 dklık ana haber bülteni malzemesisin o kadar. Lütfen bunu bir anlayalım.
Sevgili master tüm memur maaşlarını oraya çekmek mümkün mü diye sormuşsun. Yahu mümkün tabi, dünyadan nereden nereye gelen ekonomiler var hiç mi görmedin? Ben bunların 5-10 yılda da olamayacağının farkındayım ama biraz gelişme görmek istiyorum. haksız mıyım lütfen deyin? İşsizlik oranı aynıyken dış borç katlanmış daha kötüye gitmişken ben bu gelişmeyi göremiyorum. Siz de bu mümkün mü diye sordukça iyice çıldırıyorum, mümkün değilse bu ülke niye eğitimli adam yetiştirmeye çalışıyor neden çabalıyor? Bu tamamen mümkün ama bu sistemle değil. Bu kafayla değil. O maaşa çalışacak adam bulurum ben siz çalışmıyorsanız diyen başbakanla değil. Bu mümkün mü diye soran üniversite öğrencisiyle değil.
Ben gelişme görmek istiyorum ama göremiyorum daha da kötüye giden ya da hadi sizi mutlu etmek için yumuşatayım biraz, daha iyiye gitmeyen kaynayan bir ülke görüyorum. Hesap soruyorum. O keşke lafından da çok sıkıldım. Keşkelerle daha iyi yere gelinmez. Keşke öyle olsa demek pasiflikten başka şey değil. Siz hesap sormamaya devam etmek istiyorsanız. Yarabbi şükür bu halimize de şeklinde devam etmek istiyorsanız buyrun devam edin hayat sizin hayatınız nasıl yaşayacağınıza ben elbette karışamam...
Benden artık bu kadar....tekel konusunda da genel gidiş konusunda da tüm demek istediklerimi dedim. bana katılırsınız katılmazsınız çok önemli değil yeter ki şu bu ülke hep böyleydi anlayışından bir kurtululun niye akp'ye bu kadar yükleniyorsunuz anlayışından bir kurtulun. Ben o adamlara bu düzeni değiştirsinler diye oy verdim zamanında, değiştiremiyorlarsa sessizce usulca gidecekler. Merak etmesinler boşluğu dolduran çıkar bi de onlarla deneriz.
ekleme: nerede okudum şimdi tam hatırlamıyorum ama biri internette ben 1bin liraya milletvekilliği yaparım demiş rte'ye duyurulur. ben 500 tane adam rahat bulurum bin kağıda milletvekilliği yapacak, meclis şu andakinden çok da farklı olmaz, daha iyi bile olabilir. neden milletvekillerine o kadar para ödüyoruz ki? diğer bir deyişle hak ediyorlar mı ki? ya da sıralama mantığıyla gidersek tekel işçilerine hak ediyorlar mı diye sorasıya kadar önce milletvekillerine ya da ne bileyim 1.ligdeki futbolculara sorsak ya aldığınız milyon euro'yu hakediyor musunuz diye? neden tekel işçisinin üç kuruş daha fazla kazanması bu kadar rahatsız ediyor ona gelesiye kadar onlarca örnek varken anlamıyorum. Erhan hoca hakediyor mu aldığı o kadar parayı? bitmez terane o...kolay gelsin o düşünce sistemiyle master...ayrıca o içi acıyan memurlar da tv başında oturup napıyor bu tekel işçileri hadlerini bilsinler demek yerine seslerini çıkarıp eylem yapacaklar hakları olan parayı almaya çalışacaklar. ah ama nerde o cesaret nerde o isteklilik nerde o bilinç?
bi yandan da kendime diyorum tabi fazla idealistlik kalbe de beyine de zarar...
Gelelim Tekel konusuna. Sayın Cemil Çiçek iyi bilir, oğlu orada, Sigara AŞ’de yönetim kurulu üyesidir, yakından takip ediyordur Tekeli. Siz Tekeli 292 milyon dolara sattınız. (AK PARTİ sıralarından gürültüler)
MEHMET DANİŞ (Çanakkale) – İş Bankası…
BAŞKAN – Sayın milletvekilleri, lütfen…
MUHARREM İNCE (Devamla) – Alan kişi 920 milyon dolara sattı. Aradan çok kısa bir sürede 608 milyon dolar kâr etti mi? Etti. Şimdi siz bugün neyi konuşuyorsunuz? Tekel işçisine vereceğiniz 25-30 milyon dolarlık parayı konuşuyorsunuz. kısa ve öz anlatıyor bence:D
merth öncelikle hükümete taş atmak derken olayı seninle sınırlandırmadım forumda bazen başlığı görüp hemen atlayanlara getirdim lafı ama haklısın yazıya senin isminle başladığım için öyle bir anlam çıkıyor haklısın kusura bakma ama olaya gene genel olarak bakıyorum ve dediğimin arkasındayım.2. olay bizim hep geçmişte neydi de şimdi nolduya takıldığımızı söylüyorsun bak tekrar söylüyorum yazılanları tam okumuyorsunuz ya da okuyorsunuz ama bir yere odaklanıp ona göre yazıyorsunuz tekrar söylim bu ülkenin refaha kavuşmasını ben de isterim ben de isterim benim halkım aç kalmasın rahatlık için de yaşasın ama bu ülkede bu kafa yapısıyla bu yapılanlar ile o paraların normal olduğunu söylüyorum ve arkasındayım.Bak aslına bakarsan düşüncelerimiz uyuşuyor ama bir şey varki orda anlaşamıyoruz.Şimdi bu ülkede 65 yaş emeklilik olacak dendiği zaman ayağa kalkan,çocuklarını okula göndermeyen , iş peşinde koşmak yerine yeşil kart peşinde koşan bir halktan ne beklersin bu ülke nasıl ilerlesin?bu ülke bi tek sen ben gibi adamlarla yürümüyor sen şimdi diyeceksin ki bende onu söylüyorum zati herkesin akıllanması lazım diyeceksin iyi de olmuyor abi.Hala saçma sapan konuları tartışıldığı bir ülkenin ekonomisinden ne beklersin ki.Ha benim anlatmak istediğim şu ;bu nedenler ve daha sayamayacağım birçok neden yüzünden bu ülkenin ekonomisi bu halde, ben onu istifaden o maaşlar normal dedidm.Ayırca tekrar sööylüyorum hükümeti savunmuyorum arkadaş o senin yazında yazdığın gibi bu iş böyle gelmiş böyle gider diyenlerden değilim.Bir başka durum haberlerde 5 dk. görünen insanların örgütlenmesini istemişin nasıl örgütleneceklerini anlatırsan bir de güzel olur...
Bu arada milletvekili ile ilgili yazdıklarınn güzelmiş.Paylaşım için teşekkürler....
onu bunu bilmem ama bana göre işçiler haklı oldukları kadarda haksızlarr.. diceksiniz ki ne demek buu.kardeşim yıllarca bu ülkede herkes arkasını bi şekilde devlete dayayıp devleti sömürme devletten güç alma politikasıyla girdi kamu kurumlarına akşam 5 e kadar adam akıllı calıştımı calışmadı mı belli deil ama coğunluğu(genelleme yapmıyorum) vatandaşa sorun cıkardı.devlet dairelerinde verim hiç bir zaman yüksek deildi nicin cünkü devlet işi gücü olmayan adama bile iş veriyodu paralar o şekilde sacılıyodu cok calışanda az calışanda belli parayı alıyodu ve sonrada yetmeyen paralar kişileri yolsuzluğa sürüklüyodu.bugun yapılanlar tamamen devletin ve milletin menfaatine ülke vatandaşa daha iyi hızmet vermek için bu işi cok para verecek zengin kurumlara bırakıyo(kendi kontrolu dahilinde) çünkü devlette para yok.ama bizim vatandaşımız bunu kabul etmiyo ben sorunlu bi devlet dairesinde işlem yaptırmak istiyorum dio.yıllarca babalarımız dedelerimiz bizlerle devlete daya arkanı işin iş deyip hep yönlendirdi.devlet memurluğu diyince vayy hayatını kurtarmışsın hayırlı olsun dendi..kimse kimseye muhendis ol ülkene faydalı ol yada git ne bilim doktor ol vatanına fayda sağla demedi ne olursan ol devlete sırtını daya dediler.niçin cünkü devlet babadır verir dendi.ve buda işi olmayan adamın bile devlette bulunup para almasına sebep oldu ve doğal olarakta buda verimi düşürdü..gelelim tekel işçilerine zamanında imzaladıkları ve vaatlerle alındıkları işlerden cıkartıldılar haklı olarak bi öfke bi nefret varr ama ben zannetmiyorum yok paraları kaldı yok bizim hakkımız yendi diye.eee devlet tabiki nolcak almış bikere işe tabiki bakacak mantığı mevcut hala.eğer hakları yendiyse orda oturcaklarına nefeslerine verdikleri güçü kendilerini büyütmek ve mücadelelerinde başarılı olmak için harcasalar vatandaşta devlette neyin ne olduğunu anlar.kaldiki 1 aydan beri eylemlerine devam etmelerine rağmen onlar üzerinde siyaset yapan muhalefet ve diğer anti-diktalar bu insanlara ne destek nede gelin kardeşim mahkemeye gidelim hadi gelin şunu yapalım bunu yapalım demiyolar. ben bu olayı siyasi bir komplodan ibaret olduğunu düşünüyorum ve şu anki kaos ortamını dahada germek ve bu durumdan fayda sağlamak isteyenlerin parmaklarını görüyorum tekel işçilerinin davasında...
şunuda söylemek istiyorum.bizler artık devlet olacak kaybedecek paraya sacılacak paraya tahammulumuz yok herkes hakkettini almalı hele bu devletse daha özen gösterilmeli.cunku artık dünya ortak bi toprak haline geldi eğer bizler güçlü olmak istiyorsak bu konuları aşmış ve dünyayı yakalamış konular üzerinde yoğunlaşmalıyız...
Durumu özetlemek adına:
İyi şeylerin başında hep “çift” vardır:
Çift dikiş...
Çifte kavrulmuş...
Çiftleşmek...
Çift kat...
Başbakan’ı üzerinden atan ve tarihe geçen o muhterem atın vurma stilinin adı neydi:
Çifte.
Senin haline bakıyorum, bu devirde işe yaramıyorsun...
TEKEL’sin usta...
Bak:
Senin çalıştığın o TEKEL’i 292 milyon dolara sattılar. Alanlar çok beklemeden bunu 920 milyon dolara başkasına devrettiler.
Böylece yoksulların hakkı 628 milyon doları ceplerine indirdiler mi?..
Bunun adı; çifte vurgun...
Ya sadece eski işini isteyen yoksul işçilere “Yağma yok, kolay kazanma devri bitti” demek ne:
Çifte standart...
Sen ise; tek maaş, tek göz oda, tekdüze...
Tek gelirin alın teri...
Ve karlı bir Ankara gecesindesin...
Tek başına...
(BEKİR COŞKUN)
Bugün tekel işçilerinin bulunduğu sokaktaydım, ziyaret etmeye değer. Olur da yolunuz düşerse bir içeri bakın çadırdan.
Tekel işçilerine destek olmak amacıyla, Türk-İş, Hak-İş, DİSK, Memur-Sen, Türkiye Kamu-Sen ve KESK’e bağlı çalışanlar bugün iş bıraktı. Saat 08.00 ile 17.00 arasındaki eylemin en çok ulaşım, sağlık ve belediye hizmetlerinde kendini hissetirmesi bekleniyordu fakat beklendiği gibi eyleme yeterinde destek sağlanamadı. Eyleme en organize katılım İzmir’de olurken, birçok sendika siyasallaştığı gerekçesiyle eylemden desteklerini çektiğini duyurdu. Eylemde olan TEKEL işçilerinin 6120’sinin sözleşme imzalayarak tazminatlarını aldığı 450’sinin ise 4-C kapsamına geçtiği açıklandı.
(bkz:www.haber7.com)
ayrıca şöyle de bir durum var..bu noktaya dikkat etmek gerekiyor..hükümet tekel işçilerini 4C statüsüne geçirmek istiyor ve %27 zam yapıyor maaşlara..bu zamana kadar bu oranda bir ücret artışı hiçbir işçiye de memura da yapılmadı..ancak burada sıkıntı çeken işçilerden ziyade sendikalar..işçiler 4C ye geçerlerse artık sendiklara aidat (aylık 50 TL) ödemeyecekler ve sendikalar yıllık 4,9 milyon TL gelir kaybına uğrayacak..yani olay işçilerin hak kaybından çok, sendikaların üye kaybıyla alakalı..
It makes sense but I have not been convinced yet:p
zaten kimseyi temize çıkarmak veya haklı kılmak gibi bir niyetim yok, ancak bir olayı değerlendirirken farklı açılardan bakmakta fayda var diye düşünüyorum..zaten burada insanların birbirlerini ikna edebileceklerini de zannetmiyorum 
Özelleştirme; hizmetlerin verimliliğinin artırmak, serbest piyasa ekonomisine işlerlik kazandırmak ve gelir dağılımını düzeltmektir. Farklı hükümetlerin farklı politikaları sebebiyle gelir dağılımında bir dengesizlik görülmektedir. Bugün özelleştirme yapılmayıp memur ücretleri tekrar düzenlense Tekel işçileri değil tüm memur vatandaş daha doğrusu geliri azalan memur ayaklanacak ki bu sayı memur sayısının yaklaşık 3te 1i kadardır. Nasıl kangrenli bir el için el feda edilmezse kol gider. Aynen bu şekilde hükümette devletin kanayan yaralarını özelleştirme ile sarmaktadır.
Bugün Tekel işçilerini feda etmek zorundayız, yarınlar için. Savaşta zafer için şehitler feda edilir. Durum bundan ibarettir. Tekel işçisine acımak onlara merhamet göstermek değil, diğer 70 milyon vatandaşın hakkını yemektir. Belki bugün Tekel işçisi rahat edemeyecek ama yarın o Tekel işçisinin torunu bunu yapanlara dua edecektir.
Duygusal davranmaktan öte geçmeyen fikirleriniz sizi yolunuzdaki asma bahçelerine değil ayağınızın dibindeki üzüm tanelerine bakmaya o kadar itmiş ki doğruya doğrulara tahakkümle küfrediyorsunuz.
Yahu bişeyler yazmıştım ancak gereksiz olacak şimdi başlıkta o yazdıklarım farkına vardım sildim
..bu mesajı dikkate almayın..
bi de silme tuşu varsa ben bulamadım..yoksa da eklersek iyi olur..öneri yeri burası değil ama ben aklıma gelmişken yazayım 
Bu siyasi olayları tartışmayı kendime bir vazife olarak addetmem. Benim vazifem devletin eline düşmeyecek şekilde mesleğimde ilerlememdir. Biliyorum ki ne kadar mesleğimde yol katetsem o kadar vatanıma faydalı olacağım.
Bu memleketin yükselmesi ne Akp'nin ne de başka bir partinin elinde. Bu memleketi kurtaracak olan biz üniversite gençliğidir. Ne kadar kendi vazifemize sahip çıkarsak diğerlerinin vazifelerini o kadar kolaylaştırmış olacağız. Geniş daireler küçük daireleri yutarsa o geniş daire bir küçük daire kadar faydası dokunmaz. Eğer küçük daireler birleşirse o büyük daireyi de çeker.
Vazifemiz siyaset değil, siyasetle meşgul olmak değil, siyaset konuşmak değil. Siyaset 550 kişinin vazifesi iken 55 milyon kişinin alakadar olması hiç karı akıl değil. Bu vatan artık bu işlerle uğraşmaktan yoruldu. Kendini selamete çıkartacak bir nesil arar. Bu nesil bizleriz. Ben Elektrik Elektronik öğrencisiyim. "Diğerleri gibi ekmeğimi kazanmaya mı çalışmalıyım, yoksa bir tuğla da ben mi koymalıyım?" meselesidir.
vazifemiz ot gibi yaşamakta değil hayatın her alanında var siyaset isteyerek yada istemeyerekte olsa buluwerirsin kendini içinde. asıl sorun 550 kişiye bırakmaktır siyaseti. tekel işçileri bugün sesini duyursada yavaş yavaş çözülme haberleri üzülerekte olsa geliyor kulağımıza napalım her insanın dayanma gücüne saygı göstermek lazım...
cihad'ın yorumu ilginçti..yarının çocukları için bugün çözülmesi gereken sorunları var bu ülkenin..tekeli hala çalışır halde tutmak ve oradaki işçilere aynı şekilde maaş vermek geriye kalan vatan evlatlarının hakkını yedirmektir. akşama kadar yatacak elemanlara, aman üzülmesinler eylem yapmasınlar diyerek para akıtmak, alın teriyle iki kuruş para için çalışanlara da haksızlıktır bir nevi..
siyaset yapma meselesine gelince de, yakaladığın nokta çok güzl..burada söylenmek istenen siyaseti onlara bırakın, uzak durundan ziyade, artı değer olarak nasıl katkıda bulunabilirz memlekete şeklinde sanırım..
yarının çocukları için bugünün sorunları çözerken bugün sorunların taa içinde yaşayan insanları harcamak ne kadar mantıklıdır? devlet olarak senin görevin geleceği düşünürken bugün yaşanan sıkıntıları ve haksızlıkları görmemezlikten gelmek değildir. tam tersine, bugünden başlayarak geleceğin sorunlarını çözmektir. çok daha kapsamlı olarak yazmak isterdim bu konu hakkında fakat tarafsız bir şekilde işçilerin durumunu burada tartışılabileceğini pek zannetmiyorum; çünkü, malesef, birçoğumuz tekel işçilerinin bu haklı direnişlerini salt AKP karşıtlığı olarak görüyor ve olaylara soğukta donarak binbir güçlükte seslerini çıkaran işçilerin bakış açısından bakamıyor.
Belki az da olsa işçilerle empati kurmanızı sağlar. Tekel bayan işçilerin R.T.E'nin eşine yazdığı mektup:
"Günlerdir Ankara sokaklarında eylemlerimizi devam ettiriyoruz. Çocuklarımız bizi aç ve susuz bekliyor. Derdimiz, yattığımız yerde para kazanmak değil. Bunca yıl devlete hizmet verdik, ürettik, ülkeye kazanç sağladık. Yine çalışmak istiyoruz ama insan gibi onurumuzla çalışmak istiyoruz. Haklarımızı kaybetmeden başka bir kamu kuruluşunda çalışmak istiyoruz. Yarın korkusu olmadan, borç harç içine düşmeden, namerde muhtaç olmadan yaşamak istiyoruz. Derdimize çare arayın. Kadın ve ana yüreği ile bize kulak verin. Bizi 4/C sefaletine mahkum ettirmeyin."
bence öncelikle 4/c tam anlamıyla yazılmamış burda.sadece 10 ay çalışmaktan ve maaşlarının düşürülmesinden bahsedilmiş.öncelikle 4/c'nin ne olduğunu komple bir yazmak lazım:
4/c personelinin, istihdam edildiği sürece dışarıda kazanç getirici başka bir iş yapması mümkün değildir.(yani hem 10 ay çalışacaksın 2 ay maaşsız kalacaksın, hem de o süre içinde başka bir işten kazanç sağlayamayacaksın.aç kalacaksın yani.)
hiçbir sosyal ödemesi(ikramiye,prim,yardım vs. gibi) yoktur. sadece çalıştıkları her ay için azami bir gün ücretli izin hakları vardır.(yoruma gerek bile yok..)
sözleşmenin feshi hâlinde tazminat hakkı yoktur. hizmet sözleşmesinin feshinde, ihbar, kıdem veya sair adlar altında herhangi bir tazminat ödenmez.
sendikaya üye olamazlar.
şu anki açlık sınırı 1072 lira..
ailemde tekel'de çalışan bir işçi yok, bu olaya duygusal bakmıyorum, hatta ailemin yarısından fazlası öğretmen, ve diyorum ki, tekel işçileri bunu başardı,böyle büyük ve özenilesi bir örgütlenme içine girdi, peki burda tekelcilerin aldığı maaş bizden daha fazla,işleri bizim işimizden daha niteliksiz,vs, diyeceğinize gidin siz de eylem yapın..geç kaldık diye düşünmeyin, zararın neresinden dönersen kardır demiş atalarımız..ya da asgari ücretle çalışıp daha nitelikli bir işte olduğunu düşünenler,siz de eylem yapın tekelcilere laf atacağınıza,çünkü onların mücadelesinde bir gram siyaset,bir gram haksız kazanç yok..verilmiş hakkın bir anda alınması,hem de bu kadar aciz duruma düşürülmek karşısında eylem onların en büyük hakkı..ve diğerleri eylem yapmıyor diye, haklarını aramıyor diye, tekel işçilerinin haklarını aramasına laf atmayın lütfen..
p.s.: 4/c'de yazdığım 10 ayların hepsi 11 ay oldu,biliyorum,ama ben eyleme başlarkenki 4/c'yi yazmak istedim.
bu gecen son 1 hafta içinde ankara'ya gittim. Tekel işçilerinin direnişlerini çıplak gözle gördüm. ve maalesef gittiğim günden bir gün önce ilk şehitimizi vermişiz. "şehit" diyorum, çünkü onlar sadece kendi hakları için değil, belki de Türkiye'nin geleceği için direniyorlar. "Türkiye'nin geleceği" derken, ben bu direnişin bir çok kurumlar adına milat olacağını düşünüyorum.seslerini duyurabileceklerini, demokratik bir toplumda yaşadığımızın tüm insanlar farkına varmalı artık. öğretmen daha mı az maaş alıyor, onlar da seslerini çıkartmalı.ki bizzat gittim, o direniş çadırlarının içindeki insanların %40'ından fazlası Tekel işçisi değil.onlar da Tekel işçileri bi yana, belki de Türk tarihindeki milatlardan biri daha için direniyorlar.
















Ne siyasi komplosu ya!!!!!!
Millet almış başını bi komplolar bütününe takılmış gidiyorr... Ne yaratıcı bi milletmişiz biz yaa.... Bu direnişe haksız diyen, gitsin boğazın serin sularına bi zahmet, kendine gelir o zaman... Darbelerden sonra insanların korkudan evlerine tıkıldığı, o korkuların nesilden nesile aktarıldığı dönemlerin sonunda son bulduğunu düşündüğüm olaydır....
Sonunda halk kendi isteklerinde diretebiliyor, hakkını arıyor sonuna kadar.... Elimden geldiğince arkalarındayım. Ankara'da gittim yanlarına gördüm o inançlarını, istediklerini yani haklarını en yakın zamanda alacaklardır...
Şu anlayışı artık terketmemiz gerektiğinin çok önemli bi işaretidir bu haklı direniş : ya benim karşı durmamdan nolucak, kim takıcak beni...
Yok arkadaş cesur ol, insanlar senin haklı olduğuna inansın, bak o bir nasıl bin, nasıl on bin, nasıl yüz bin, nasıl milyon oluyor, gör....
Geleceği tahmin etmenin en iyi yolu onu yaratmaktır...