....
Manşet
Türkçe Olimpiyatları
Bence Türkiye ve Türkçe adına yapılan en büyük uluslararası organizasyon. Bir Necip Fazıl şiirini, Sezen Akşu şarkısını, yada anonim bir türküyü bir Çinliden, Moğolistanlıdan veya Endonezyalıdan dinlemek gerçekten tüyleri diken diken eden bir hadise.. Helal olsun bunu başaranlara...
her ne kadar dünyanın her yerinde büyük bir vaka olarak çalışılması gerekiyorsa da, ülkemizde korkularını yenemeyen bazı kesimin hala şüphelerini üzerine çeken, ABD destekli ılımlı İslam'ın oyunları bunlar diyerekten görmezden gelinen ama ne hikmetse her izlediğimde beni ağlatan olimpiyat..kara kara çocukların kolbastı oynaması, çekik gözlü afacanların barış mançodan şarkılar söylemesi, bizim bilmediğimiz duymadığımız şiirleri okumaları, her türlü ırktan dinden kültürden küçüklerin Türkçe kelimesi için bir araya gelmesi cidden büyük bir hadisedir. ancak buraya kadar herşey normal olmasına karşın, bu okullarda çocukların okula girerken İstiklal Marşı okumalarına anlam veremiyorum. Sonuçta bizim marşımızın içinde dini ve milli ögeler var ve uzakdoğudaki veya afrikadaki bir çocuğun bu marştan anlayacağı ne var onu anlamıyorum. tamam belki "ulan bakın tüm dünyada mili marşımızı okutturuyoruz" diyebilirler ama bana mantıklı gelmiyor. zira istiklal marşını okurken benim hissettiklerim onlar için hiçbir anlam ifade etmiyor..ama bu detayı geride bırakırsak, bu işte emeği geçen herkesi saygıyla anıyorum, zira bizim öğretmenlerimiz kendi vatanının evlatlarına ayrımcılık yapıp, kendi canlarının derdine düşüp güneydoğuda ders vermekten çekinirken, bu insanlar ne etnik kimlik, ne ırk, ne din ayrımı yapmaksızın dünyanın her bir köşesinde eğitim seferberliği başlattılar ve ülkemizi gururla temsil ettiler..
bilumum ÖSS, LYS gibi sınavlara hazırlanırken çay saatli arada dışarıdan gelen laptopa takılı cdnin olduğu olimpiyat...her şey bir yana insanı duygulandıran bir olimpiyattır.
Güzel bir organizasyon fakat benim ciddi anlamda anlayamadığım bir sorum var... Lütfen yanlış anlamayın gerçekten merak ediyorum cevabı... Oradakilerin Türkçe ya da başka bir dilde böyle şarkı,marşımızı ya da başka bir şeyi okumaları ülkemize ne gibi katkı sağlıyor?
Benim de bir sorum var: Turk olmayan birisinin Turkce konusmasi (siir soylemesi, sarki soylemesi, folklor oynamasi) bizi neden duygulandiriyor/gururlandiriyor?
Biz Ingilizce konustugumuz zaman Ingilizler duygulaniyor/gururlaniyor mu acaba?
Cince? Arapca? Fransizca?
Acaba bu isin ulkelerin ekonomik/politik gucu ile bir ilgisi var mi?
hocam kesinlikle haklısın İngilizlerin artık narsist falan olmaları gerekti yoksa fakat o atmosfer orada olsanız da olmasanız da öyle bir kapıyor ki insanı ... din herkes için ince bir ip ve zayıf noktasıdır. benim duygulanma sebebim ve anlayamadığımda nasıl o atmosfere kapılıp duygulandığımdır aslında
Politik güçle alakası olduğunu düşünüyorum ben; ayrıca pensilvanya'danda büyük bir destek geldiğine eminim .
Politik güçle alakası olduğunu düşünüyorum ben; ayrıca pensilvanya'danda büyük bir destek geldiğine eminim .Büyük bir destek değil bütün destek
Joseph' e, onların bizim milli marşımızı bir müzikal olarak söylüyorlar. anlam ikinci planda. bizdeki yabancı okullarda da türk öğrenciler yabancıların marşlarını öğreniyorlar. bu ne sağlıyor? galatasarayda okuyan bir öğrenci fransız hayranı olarak yetişiyor. sempatiyle yetişiyor. milli marşımızı söyleyerek büyüyen bir yabancı da bize sempati ile büyüyor. asla bize düşman olamaz.
Oleg' e, Türk ve Türkiye düşmanlığını aza indirgiyo ve üstte de yazdığım gibi bize sempatiyle büyüyor.
Erhan Hocam' a ingilizler neden ingilizce yi dünya ya yaydılar? hakimiyetlerini dünya çapında gösterebilmek için, şu anda da ingilizce dünya dili. Aynı şekilde fransa da zamanında bir çok ülkede kendi dilini kullandırtmıştır(özellikle sömürgelerinde). şu anda toplam 54 ülkede (wikipedia), bunların 29' unda fransızca resmi dil olarak, yaygın bir şekilde kullanılıyor ve bu ülkedeki insanlar fransız kültürüyle yetişiyor. Yani etki dil ile sağlanıyor. Gururlanma meselesi değildir aslında, Dilinin etkisi kadar dünya ya etki alanın var demektir, gururlanma işin espirisidir.
Aslınca amaçlanan- derin bağlantılarım var bu konuda o yüzden biliyorum :)- gelecek için bir yatırım. O okullarda okuyan çocuklar alalede insanlar değil, birçoğu devlet adamlarının çocukları, ünlülerin ya da büyük iş adamlarının çocukları. İleride gelecekleri makamlar belli zaten, ülkelerinde söz sahibi olacak insanlar. Bundan bir 20 yıl sonra, Türkiye'nin kültürünü dilini insanlarını sevmiş diplomatlar, siyasiler, iş adamları farklı bir yaklaşım sergileyecekler ülkemize. Aslında çok iyi kugulanmış bir strateji. Bekleyip görmek lazım ne tür faydaları olacağını..
Ben bekleyip görmek istemem açıkcası onların kuracağı topluluk ile benim anladığım devlet çok farklı. Ama ülke içi ve ülke dışında olsun çok iyi kadrolaştıkları kesin. Kesinlikle çok iyi kurgulanmış bir strateji tüm elemanlar öyle profesyonel konuşuyorlar ki kendi aklına güvenmessen yürüyeceksin o yolda sen de. Tabi onlar hangi yolda ilerlediklerinden çok kenarda köşede ne varsa onları da alma derdindeler. bu olimpiyatta gene insanların vicdani ve duygusal seslerine dokunan ve etki bırakabilen, adlarını duyuran etkinliklerden biri .
.
ne söylediğini tam olarak anlayamadım ama söylediğinden şunu çıkarttım, tüm elemanlar diye bahsettiğin insanlar yanlış bir şey mi yapıyor ki aklına güvenmessen yürüyeceksin o yolda ??? bana, yaptıkları yanlış şeyleri de açıklar mısın bu arada? kenarda köşede kapma ile de ne demek istediğini hala çözebilmiş değilim.
Beni neden duygulandırıyor?
Çünkü, ilkokul 4. sınıftan beri ingilizce öğrenmenin hayatta kalabilmek için çok önemli birşey olduğu bize söylendi durdu ve sürekli ingilizce öğrendik. Fransa'ya gittiğinizde ingilizce bilse bile kendi dilinden başka bir dil konuşmaya hiç yanaşmayan bir devlet var, güney amerikanın tamamı neredeyse ispanyolca konuşuyor.
İngilizler, Fransızlar ve İspanya'lıların ortak özelliği tarihte sömürgecilikte çok başarılı(!) olmaları ve kendi dillerini savaşlarla, insanlara eziyet ederek yaygınlaştırdı. Hepsi dünyanın süper güçleri oldu ve onların dillerini öğrenmeye teşvik edildik sürekli.
Ama bu olimpiyatlarda bizim dilimiz kan dökülerek değil sevgi ile öğretildiğinin en büyük kanıtıdır. Dünyanın hiç bir yerinde ben ingiliz dansları yarışması, fransızca şarkı yarışması, ispanyolca şiir yarışması görmedim duymadım varsada çok ufak çaplıdır. Ama bu yapılan yarışma değil olimpiyat adını almış artık ve 100 den fazla ülkeden binlerce öğrenci katılıyor. Bence duygulanmak için yeterli bir sebeb.
Eğer gün gelir fiji'ye gidersem, orada beni "hoşgeldiniz" diye karşılayan birini görürsem çok mutlu olurum ve hiç şaşırmam. Bence sizde mutlu olursunuz ama sizde şaşırmayın...
Böyle bir organizasyonu düzenleyenden destek verenine kadar söylencek tek söz "helal olsun" dur...
Politik güçle alakası olduğunu düşünüyorum ben; ayrıca pensilvanya'danda büyük bir destek geldiğine eminim .Benim anlamaya calistigim bizim neden duygulandigimiz. Din ile ilgisi oldugunu hic sanmiyorum cunku bu din olimpiyati degil dil olimpiyati. Gelenler cok farkli dinlerden. Ortak ozellikleri Turkce konusuyor olmalari.
"Ekonomik/politik guc ile ilgisi var mi?" derken sunu kastettim. Ekonomik/politik gucu yuksek olan ulkelerin vatandaslari baska bir ulkenin vatandasi kendi dillerini konustugu zaman pek duygulanmiyorlar cunku
- buna alisiklar
- yabancinin ornegin Ingilizceyi kendi ekonomik/politik gucunu artirmak icin ogrendigini biliyorlar
Ote yandan fakir/zayif bir ulkenin vatandasi yabancilarin kendi dillerini ogrenmesini beklemiyor ve ogrendiklerinde duygulaniyor. Mesela ben Tayland'da 3-5 kelime lisan ogrendigimde her kasilastigim insan epey bir sevinmisti.
Yukaridaki sadece bir hipotez. Baska bir hipotez de bu duygulanma isinin Dogu/Bati ile ilgisi oldugu. Ne kadar doguya giderseniz o kadar kendi lisanlarinin konusulmasina seviniyor insanlar. (Ama tabii bu da ekonomik guc ile yakindan alakali.)
Benim tahminim, biz kendimizi bircok ulkeye gore daha asagida goruyoruz. Ve hatta asagilik kompleksi icindeyiz denebilir. Hele Bati soz konusu oldugunda... Iste bu yuzden bir Batili Turkce ogrenince sevindirik oluyoruz. Iste bu yuzden gercek muzisyenlerin yakinindan gecmeyecegi bir yarismada (Avrovizyon) derece almayi marifet saniyoruz. Iste bu yuzden bir spor takimimiz yurt disinda basari elde ettigi zaman cilgina donuyoruz. Iste bu yuzden nadiren bir Turk topcusu yurt disina transfer oldugu zaman onun takiminin maclarini takip ediyoruz.
Myca'cim, ben baska bir sey sormustum. Kisisel/psikolojik bir soru idi. Ama madem ekonomik/politik konulara girdin, o zaman sana da sunu sorayim: yazdiklarindan yaymaciligin/yayilmaciligin iyi bir sey oldugunu mu cikarmaliyiz? Ingilizler (ve Fransizlar) imparatorluklarini yaydilar. Yonetilenler de yonetenlerin dilini ogrendi (bariz nedenlerden dolayi). Sence bu ozenilecek bir model mi? Afrika'da insanlarin Fransiz kulturu ile yetismesi dogru/guzel mi? Biliyorsun Yunanca dunyanin en eski (ve zamaninda epey yaygin) dillerinden birisi. Ama Yunanistan'in durumu pek de iyi degil. Ha, su meshur Ingiltere de onun yolundan gitti gidecek. Kafam karisti yaa.. Insallah sizin de karismistir da bu konularda bir ders acmamizi talep edersiniz (ve ben de birseyler ogrenirim). 
Joseph'e katiliyorum. Dunya capinda etki yaratabilmek icin bunun gecerli bir yol oldugunu dusunuyorum. Ve hatta (gedankenexperiment, thought experiment, dusunce deneyi) eger guclu bir gurup dunyada onemli bir degisiklik yapmak istese (ve hatta bir olcude kontrolu ele gecirmek istese) bu yoldan giderdi diye dusunuyorum. Tabii egitimci oldugum icin ben egitime cok onem veriyorum--o da benim subjektivitem.
Bu fenomenin Turkiye'de yeterince incelenmedigini dusunuyorum.
Mastercim, bizim de gecmisimizde somurgecilik/super gucluk var ama biz bu dil yayma isini Ingilizler, Fransizlar, Ispanyollar kadar iyi yapamamisiz. Bu da ilginc, degil mi?
Mastercim, bizim de gecmisimizde somurgecilik/super gucluk var ama biz bu dil yayma isini Ingilizler, Fransizlar, Ispanyollar kadar iyi yapamamisiz. Bu da ilginc, degil mi?
Yalnız hocam biz bu dönem gördüğümüz HIST104 dersinde bile (bile diyorum, çünkü lise tarih derslerinin çok çarptırıldığını öğrendik) Türk devletlerinin ele geçirdiği topraklarda ki yabancılara çok hoşgörülü davrandığını, onların dinleri dilleri ırkları konusunda bir baskı yapmadığını öğrendik, yani olması gerektiği gibi davranmışız. Bence bu konuda "tüh be, biz niye onlar gibi yapmamışız geçmişte" demek yerine şimdi "biz sevgiyle öğretiyoruz dilimizi kanla değil" demek beni çok daha iyi hissettiriyor...
Keske ben de universitede daha cok tarih alabilseydim. Sanslisin.
Sence tarihteki dil/din yayma isleri hep kanla mi olmus? Osmanlilarin kontrolundeki bazi yerlerde din/dil aktarma isi olmus (ornegin Bosna), bazi yerlerde ise olmamis (ornegin Yunanistan). Acaba bu farklar neden kaynaklaniyor?
Yayilmacilik orneklerinden birisi de Islam imparatorlugu (ya da Islamin asker gucu ile yayilmasi). Din aktarmayi basarmislar ama dil aktarmayi basaramamislar. Bu da ilginc. Ingiliz imparatorlugu ise tam tersini yapmis gibi sanki. Dinlere pek dokunmamislar ama herkese bir sekilde Ingilizce ogretmisler. Ispanyollar ise hem dinlerini hem de dillerini baski ile yaymislar (ozellikle Guney Amerika'da). Yani konu epey karisik gibi. Yok mu bizi aydinlatacak bir tarihci?
Hocam bence onun sebebi Osmanlı'nın bir gaza (dini yaymak için savaşmak) devleti olarak kurulup uzun seneler bu şekilde devam etmesidir. Ayrıca Osmanlı zamanında Türkçe dili ne kadar kullanılıyordu o da ayrı bir konu. Amacı sadece Müslümanlığı yaymak olan bir devlette bence arapça daha fazla kullanılmış olabilir. İngilizcenin köklü bir değişim geçirdiğini zannetmiyorum ancak cumhuriyet kurulduktan sonra dilimizde de çok farklılılar oluştu. Yeni kelimeler dilimize girdi. Şu an ki halini yani geçmişte yayamazdık sanki:)
hocam dinleyin ama bi ya:) Türkü, pop, arabesk hepsinden var...
http://www.youtube.com/watch?v=93zSPLS1QCo
http://www.youtube.com/watch?v=WnYhMJYTOaE&feature=related (bu videonun 6. dakikasından itibaren özellikle)
http://www.youtube.com/watch?v=zj8tC1Q54zc
http://www.youtube.com/watch?v=hGjsJYvocNY
hatasız kul olmaz'ı bembeyaz bir takım elbise içinde romanyalı bir çocuktan dinledim ya daha ne diyeyim ahahaha ... bu eğlenceyi yaşattıkları için teşekkürler emeği geçenlere 
Yahu Mastercim ben bu isten keyif almiyorum demedim ki. Ben de arada bir ilgi ile izliyorum. Sadece neden gurur duydugumuzu anlamaya calisiyorum.
Benim bildigim Osmanli ekonomik yayilmaci idi. Dini yaymak Osmanli icin cok onemli degildi (ve bu yuzden etki alanlarinda din degisikligi pek olmadi). Sarayin dili Osmanlica idi, ama onu da yaymaya calismadilar. Postmodern emperyalist diyebiliriz belki.
Benim kastettigim savas yolu ile dinin yayilmasi Emeviler, Abbasiler falan (Osmanlilar degil). Selcuklular icin de gaza devleti denebilir belki.
Hocam haklı olabilirsiniz ama Osman ve Orhan döneminde tamamiyle bir gaza devleti ama 1. Murat'tan sonra artık dediğiniz gibi merkezileşiyor. Neyse nereden nereye geldik hocam.
Vel hasıl kelam, belki çok duygusal bir millet olduğumuz için duygulanıyoruz hocam 












Bu yıl sekizincisi düzenlenen Türkçe Olimpiyatları hakkında fikirleriniz nelerdir ?
. . . Zaman ilerliyor peki ya biz? . . .