Hocam, biliyorum ki gelişen bir üniversiteyiz ve Türkiyede ilk sıralara yükselmek yegane amacımız. Bu sebebledir ki sürekli yeni fakülteler açıyoruz. Ki eminim ki kampusümüze taşındığımızda bu fakültelerin sayısı daha da artacaktır. Şimdi sorum şu hangi fakülteleri düşünüyorsunuz ilerisi için?
Okulumuzda hukuk fakültesi açmayı düşünüyor musunuz? (Bunu kardeşim için soruyorum. Kendisi hukuk fakültesinde okumak istiyor fakat ben de onun kendi okulumda okumasını istiyorum çünkü okulumuzun kalitesini biliyorum ve kurulum aşamasından beri içinde olduğum temellerinde arkadaşlarımın ve benim emeklerimizin olduğuna inanıyorum) Eğer ki açmayı düşünüyorsanız hangi eğitim döneminde düşünüyorsunuz?
Manşet
Yeni fakülteler açılımı
Teşekkür ederim hocam. Bekliyor olacağım. 2011 derken kastınız 2011-2012 sanırım. Hocam gerçekten süper olacak. Kardeşime ilk tercihine kesinlikle okulumuzu yazdıracağım. Eminim ki diğer bölümlerimiz kadar kaliteli olacak.
Hukuk fakültesinin eğitim dilinin fransızca olacağını ve uluslararası şirketlerin profesyonel hukukçu ihtiyacını karşılamak üzere öğrenci yetiştireceğini duymuştum..
yanına birde almanca hukukun açılabileceğini de duydum
Oooo, valla gerçekten güzel haberler varmış. Ve bunları duyduğuma gerçekten sevindim. Umarım daha çok fakültemiz açılır.
Kardeşin başlasın derim Fransızca öğrenmeye:) şimdi den başarılar...
Hocam sivil havacılık vardı sanki bir ara gündemde?
Saol master, aslında lise eğitim dili ingilizce. Ancak bence de başlaması lazım eğer bizim Seli böyleyse Fransız Selisi yani direk çevirecek olursak The school of french language instruction - L'école d'enseignement de la langue française - SFLI daha da zor olacaktır. Bakalım neler olucak. Belki de fransızcayı 2. dil olarakta yapabilirler. Sonuçta türkiyedeki liselerin durumu ve eğitim dili ağırlığı ortada.
Oldboy, sen merak etme biz Ingilizceyi disarda birakan fakulte acmayiz. Fransizca, Almanca diyen arkadaslar dedikodu duymuslr herhalde
Ya da belki ikisini veya ucunu birden acariz. Ama bunlari konusmak icin cok erken. Su anda sadece fikir asamasindayiz. Ama su bir gercek ki, Ingilizceyi duzgun konusup, okuyup/yazabilen, ve Fransizcayi da hukuk metinlerini okuyabilecek kadar bilen bir hukuk mezunu cok iyi is yapar.
Sana dedikodu yetistirenlerin duymadigi baska dedikodular da var. Program 5 yil olacakmis, hem lisans hem lisansustu diplomasi verecekmis. 
Hocam bu dedikodular zaten insanın kafasını bulandırıyor. Ancak ben de ingilizcenin dışarı atılmıyacağına emindim. Sonuçta dünyadaki yegane international dil ingilizce. Bu sebebledir ki kolay kolay vazgeçilemez ki hele bir de bizim üniversite gibi sağlam bir Seli ye sahipseniz.
Fransızca neden ki??
Artık burjuva okulu olmaya karar vermiş Hocamız ondan Fransızca:)
Turk medeni kanunu Almancadan alinmistir, ceza kanunu da Fransizcadan. Yanilmiyorsam bir suru hukuk metninin temeli Fransizca. Ama ticari hukukta Ingilizce king.
Hocam aslında uluslar arası ilişkiler ne zaman açılacak???
Bu konuda da uzmanlaşmak lise başından beri hayalimdir...
Ayrıca güzel sanatlar fakültesi açılıpta tiyatro ve oyunculuk bölümü konulursa herhalde bi 15 sene öğrenci olurum. Tadından yenmez olur
:D Başka universitelere gitmemiş olurum...
Su anda ikisini de planlamiyoruz. Bizim mezunlarin is dunyasinda en aranan mezunlar olmasi bizim icin onemli. Bahsettigin bolumlerin mezunlari is bulmakta zorluk cekebiliyorlar.
Bende Hüsnü hoca medya işine girmeli ve Radyo Televizyon bölümü açılmalı.Süper para var gibi gözüküyor medya işinde.
Hocam, Türk Medeni Kanunu artık değiştiği için direk Türkçe diyebiliriz aynı şey TCK içinde geçerli. Ama sizin dediğiniz sonuna kadar doğru hala bazı belgeler Fransızca... Mesela en basittinden evlilik cüzdanında eskiden Fransızca açıklama da vardı şu anda durum nedir bilmiyorum. Apostil denilen uluslarası geçerliliği olan mühür de aynı şekilde Fransızcadan geliyor. Hukukta okul daha çok ticari anlamda eğitim mi verecek? Yani normal bir avukat yerine daha çok iş dünyası için yani borçlar hukuku üzerine yoğunlaşmış öğrenci mi yetiştirilecek?
Bence bir işletme üniversitesi için gayet normal Oleg'cim:)
Açıkçası ben açılacak fazla bölümün okulun hedeflerini değiştireceğine inanıyorum. okula ilk girdiğimde, az kontenjanla çok iş yapacağımız söylenmişti. En fazla 8 bölüm gibi bir şey duymuştum. Az bölümler üzerine çok uzmanlaşmanın bizim okul için en iyisi olduğunu düşünmüştüm. Mesela hukuk bölümü açarsak alacağımız öğrenci sıralaması büyük ihtimalle çok düşük olacak. Önce burslu ve yüksek talepli özeli üniversitelerin hukuk bölümleri alacak bu öğrencileri, devlet üniversiteleri ve en sonda biz ( geçen seneye oranla yaklaşık 325 civarı tam burslu öğrencilerimiz dolar) 325 çok yüksek görünmesine rağmen Özyeğin Üni. hukuk bölümü için az olur bence. Özellikle de işletme dalında fazlasıyla yükselen bir değerimiz varken. Tabi bu sadece benim haberdar olmadığım bi konu hakkında yaptığım yüzeysel bi görüş. Yönetimin bunları hesapladıktan sonra belirli bi program neticesinde bu kararı aldığını umuyorum
acanyegen, OSS puanlarini buraz incelersen hukuk'a giren ogrencilerin isletmeden cok daha yuksek puan ile girdiklerini gorursun. Bu program universitedeki ortalama puani kesinlikle yukseltecektir, hic suphen olmasin.
Bir de suna dikkat et: acilan fakulteler hep birbirleri ile ilgili. Muhendis bir urun uretiyor, isletmeci is planini yapiyor, hukukcu da sirket kurulmasi, patent kaydi, ortakliklar konulari uzerinde calisiyor. Gayet uyumlu.
Bize yakisan hukukta su tur uzmanlik alanlari olabilir mesela: intellectual property, patents, brands, mergers and acquistions, franchising, international commercial arbitration, contracts, competition, regulation, network industries. Yani genel hukuk degil, law and economics turu bir program. Ama tabii butun bunlar su anda sadece dusunceler.
Hocam anlatmaya çaşıltığım işletmede aldığımız öğrenci dereceleri artarken ve özyeğin dediğimde 'işletme üniversitesi' olarak adlandırılmaya başlanmışken hukuk bölümünün bana riskli gelmesiydi. En kötü hukuk öğrencisinin 20000 lik dilimde olduğunu varsayarsak bunun son parçalarından öğrenci almamız olacak gibi ( tabi ben bunu normal hukuk olarak düşündüm, insanların bizi seçebileceği bi farklılık yapılabileceğini düşünmemiştim). Benim 70000 ile marmara işletme ikinci öğretim okuyan arkadaşlarım var. Ama şu ana kadar gördüğüm en düşük hukuk 25000dir
acanyegen şöyle birşey var: bizi yavaş yavaş işletme üniversitesi olarak tanımaya başlamış olabilirler. Lakin yakında mühendislik fakültelerimizin de başarılarıyla ve yaptığımız reklamlarla tanınmamız sonucu iyice istenen üniversite tanımına kavuşacağız. Yani sadece zaman gerekli. Yakında yeni kampusumuz açılacak. Daha sonra üniversitemiz iyice tanınacak. Ve de ilk mezunlarımızı vereceğiz. İşte ben bombanın burada patlıyacağını düşünüyorum. İlk mezunlarımız iş dünyasında kapışılmaya başlanınca insanların dikkatlerini çekeceğiz. Ve o dönem bu başarılarımızın üstüne kaliteli bir reklam çalışmaları başlanıcağından eminim. İşte bunlardan sonra üniversite adaylarının aklına eğitim kalitesi ve iş bulma güvencesi geldiğinde; odtü, boğaziçi, sabancı, koç, bilkentin yanında bir de özyeğini düşünecek. Ve eminim o zaman gelince şimdi üniversitemiz hakkında saçma sapan yorumlar yapan insanlar yaptıkları yorumların saçmalığının diğer konuşmalarından farklı olmadığını anlayacak. (umarım mesaj yerine gitmiştir)
Bu sadece bir görüş, öyle olacağıyla ilgili değil ama hani ben Özyeğin Üniversitesi az öğrenci- çok kalite vizyonunu benimsediği için tercih etmiştim. Zaten her bölümün olduğu fazlasıyla üniversite var - Yeditepe en popüler örneği - Ama bizim farklı olma isteğimiz dolayısıyla öğrenci olarak bu tarz bir okulu seçecek çok yetenekli öğrenciler olduğunu düşündüğüm için bunu söyledim. Ayrıca bir bilkent- koç- sabancı olmak için 5 senenin çok az olduğunu düşünüyorum. Onlarla aynı kefeye geleceğimize yapılan olağanüstü işleri gördükçe daha fazla inanıyorum fakat 5 sene çok romantik davranılmış bana göre. Biraz daha realistik olarak çok daha objektif yorumlar yapabiliriz.
Ya acanyegen işin içine kendi üniversitemiz girince biraz romantik olmuş olabilirim. Beş sene yazıp yazmadığımı da farketmedim ama galiba yazmadım. Bilemiyorum.. Ancak genel olarak düşüncem şu ilk mezunlarımızı verdikten 5 sene sonra gerçekten çok iyi konumlara geleceğimizi ve çabalarsak onlar kadar olabileceğimizi düşünüyorum. Sonuçta bu biraz da bizim elimizde. Çünkü 2008 te kurulduk ve ilk mezunlarımızı 2012 de vereceğiz. Bunun üstüne 5 sene eklersek 2017 olacak ki bu ortalama 10 yıllık bir eğitim ve tecrübe dönemiki sabancı koçta bu kadar sürede çok iyi yerlere geldi ki sabancı 1997 - 1998 de başladı eğitim hayatına diye biliyorum. Ki 10 senede şimdi ki durumuna geldi. Dediğim gibi biz daha çok çabalarsak ve okulumuzun bize tanıdığı imkanları iyi kullanırsak çok daha başarılı bile olabiliriz. Umarım daha realistik olmuşumur.
hocam güzel sanatlar bölümü düşünülüyor mu? düşünülmüyorsa düşünülse nasıl olur? sanat bir okul için önemli bir dal bence yani olsa iyi olur (:
Buna diyecek sözüm yok. Ben bunu 2012 itibariyle diğerleriyle aynı kefede olacağımız şeklinde algılamıştım. bu şekilde herhangi bir sorun yok. Hiç üniversitelerin durumunu inceleyen bir araştırma yapmadım ama bunun olabileceği aklıma yatıyor. Erkut hoca bişey yazarsa, bilkent'in de gidişatını çok iyi şekilde bildiğinden bir fikrimiz olabilir
Ben "isletme universitesi" olarak tanimlanmayi avantaj olarak gormuyorum. Bakin size daha guzel bir isim vereyim: INNOVATION UNIVERSITY. (Bu aralar yakindan baglantili olan "girisimci universite" temasini isliyoruz.) Inovasyon icin ne gerek? Bence Engineering, Design, ve Business gerek. Ama bu isin icine girdikce goruyorum ki Hukuk da cok onemli. Yukarida yazdigim sekilde bir hukuk, isletme ve muhendisligi cok guzel bir sekilde tamamliyor. Arastirma ile bir urun gelistirdiniz, buna patent almaniz lazim. Sirket kuracaksiniz, ticaret kanununu bilmeniz lazim. Sirket Avrupadan bir sirket ile ortaklik yapacak, uluslararasi isletme hukugunu bilmeniz lazim vs.
Hala "bizde ne ararasan bulunur" universitesi olmayi planlamiyoruz. Ama su anda hedef 5,000 civarlarinda bir yere oturmak. Amacimiz bunu 3 fakulte (isletme, muhendislik, hukuk) ve bir yuksek okul ile basarmak.
HzL guzel sanatlar demis. Guzel sanatlar guzel de bizim misyonumuza uymuyor. Mezunlarin en aranan olmasini istiyoruz, ama guzel sanatlar mezunlarinin is bulma sansi cok iyi degil.
Arkadaslar 5 yilda ilk 5 (Abbas Bey'in bizi elestirdigi konu) kesinlikle mumkun ve tabii ki mumkun degil--tamamen kullanacaginiz kriterlere bagli. Mesela mezunlarin buyuk sirketlerde onemli yere gelmesini kriter alirsaniz, 5 yil degil 10 yil bile yetmez. Ama yayin sayilarina bakarsaniz, birakin ilk bese girmeyi, isletmede su anda BIRINCI durumdayiz (UT Dallas Isletme fakultesinin sitesine girip bakin). Gecenlerde aciklanan Avrupa Birligi odullerinde su anda Turkiyede dorduncuyuz. Patent sayilarini aciklamiyor hic kimse. Aciklasalar orada da birinci olma ihtimalimiz cok yuksek.
Bu gunlerde (forumda yazmaktan vakit bulabilirsem), "ilk 500 universite" konulu bir yazi yazacagim. 15-20 sayfalik populer arastirma yazisi olacak. Bu sirlama konularini irdeleyecegim. Bitince sizlere de dagitiriz.
hocam ben de bu kriterleri cidden merak ediyorum..bu şekilde bir makalenin gerçekten ilgi çekeceğini düşünüyorum..bu arada bir sorum var; makale sayısında birinci olduk ama, bu yazılan makalelerin tamamı o sene içinde, yani hocalar bizim üniversitede çalışırken mi yazıldı, makalesi olan hocaları mı toplayıp başardık bu işi?
Hocam, Engineering, Design, Business ve Hukuk demiştiniz. Zaten mühendislik ve işletme konusunda gayet başarılı ilerliyoruz. E hukuk fakültesi de açmak üzereyiz. En azından planlarımız arasında var. Benim tavsiyem son olarak endüstriyel tasarım bölümünü açmaktır. Çünkü bu işin design kısmında o var birçok büyük üniversitede endüstriyel tasarım var. Tabi sizin belki de çok önceden böyle bir planınız vardır ya da yoktur olabilir tabii ki benimki sadece bir tavsiye.














Evet. 2011 icin basvuracagiz insallah. Super bir hukuk planliyoruz. Detaylari aciklamak icin cok erken.