BuradasınızF

F


EE kullanıcısının resmi

By EE- Yazılma tarihi07 Şubat 2010

Universitemizde 2009-10 akademik yilinin ilk doneminde en cok gorulen not.

2009-10 Guz Donemi Performans Ozeti:
- 33 sinifta 841 ogrenci
- Tum notlarin ortalamasi: 1.953 (mezun olmak icin gerekli ortalamanin altinda)
- Not ortalamasi 2.00'nin altinda olan sinif sayisi: 24 (siniflarin ucte ikisinden fazlasi)
- Turkce dersinde C-, D+, D, F notlarinin (yani 2.00nin altindaki notlarin) toplami: 61/120 (sorun Ingilizceden daha derin gibi duruyor)
- Sektorel cozumler dersinden U alanlarin sayisi: 17/28 (bunu hic cozemedim, sebebini bilen varsa anlatsin lutfen)
- 145 ogrenciden 74 tanesinin kumulatif not ortalamasi 2.00nin altinda, 29 tanesinin ise 1.00in altinda
- 7 ogrenci "yuksek seref" listesinde (ortalama >= 3.50), 16 ogrenci ise seref listesinde (ortalama 3.00 ile 3.50 arasinda)

Bu performansin onumuzdeki donemlerde daha iyi olacagina inancim tam.

EE kullanıcısının resmi

Toplam F sayisi: 162/841
F'ten sonra en cok gorulen not: C (79/841)
W: 14 (basarinin bu kadar dusuk oldugu bir yerde daha fazla W beklerdim--ogrenciler W'yu kullanmiyorlar)
I: 19 (bunlarin da bir kismi F'e donusebilir)

Bu notlar iyi universitelerin birinci siniflarinda gorulen notlardan cok farkli degil. Genelde birinci sinif ortalamasi en dusuk ortalamadir. Fakat acikcasi hemen herkesin burslu oldugu bir okulda benim beklentilerim biraz daha yukarilarda idi. Ornegin %100 burslu 33 ogrencinin not ortalamasi sadece 2.18, ve bu ogrencilerden 8 tanesinin ortalamasi 1.00in altinda. Bunun gecici oldugunu umuyorum. Herkese ikinci donemde basarilar diliyorum.

Not: "EE'nin mekani" daha acilmamis oldugundan sozuluk'e yazdim--belki forum daha uygun olurdu, kusura bakmayin.

burak kullanıcısının resmi

inşallah lisansa geçebilirsem almayı beklemediğim not.Hedef A.. ama tabi Türk Dili ve Edebiyatı'nı buna katmıyorum(oldum olası beceremedim Laughing out loud )

oldboy kullanıcısının resmi

Ben buna pek şaşırmadım desem yeridir hocam. Neden? İlk başta sektörel çözümler dersinden bahsetmek gerekirse bildiğim üzere çoğu arkadaş devamsızlıktan kaldı. Yani temel sebep bildiğim üzere devamsızlık. Diğer derslere gelince seliden sonra çoğu arkadaşın dersleri nasıl boşladığını iyi biliyorum. Ama türkçeye gerçekten şaşırdım çünkü çoğu arkadaş eşit ağırlıkçı. Bu gerçekten şaşırtıcı ama bir yandan da benim dediklerimi doğruluyor. Ortalamanın bu kadar düşük olması her ne kadar dersler kolay olmasa da arkadaşların dersleri boşladığını gösterir (Herkes için konuşmuyorum en azından yakın çevremde gördüklerim için). Ama genede umutluyum. eminim ilerleyen dönemlerde bu durumlar değişecek ve herkes işin ciddiyetinin farkına varacak.

Mevlana beni görse, sen gelme derdi...

EE kullanıcısının resmi

Bu "devamsizliktan kalma" ve "boslama" sorunlarini nasil cozebilecegimiz konusunda onerilerinizi bekliyorum. Su ana kadar bana gelen tek oneri "Hocam birak cakarak ogrensinler" oldu. Bu calisabilir ama ben erken teshis/tedavi yontemi ariyorum. Sonucta bosa gecen zamana yazik.

Boslayarak universite bitirilemeyecegini universite ogrencilerine anlatmak icin ne kadar efor sarfetmemiz gerekiyor?

Ya bu sektorel cozumlerde devamsizliktan kalanlara ne demeli? Hoca dersin basinda gecme/kalma cizgisi ne olsun diye sinifa soruyor. Ogrenciler 5 ders diyorlar. Ve sonra kendi koyduklari cizgiyi gecemiyorlar! Traji-komik bir durum bu. Ustelik de biz bu derse is dunyasindan onde gelen konusmacilari getiriyoruz, ve bu kisilere karsi mahcup oluyoruz. Kusura bakmayin ama bu kadar sorumsuzluk olmaz. Is dunyasinda boyle davranan bir calisana ne olur sizce? Calisma ve sozunu tutmanin (derse gelmek ogrencinin verdigi bir sozdur!) onemini ogrencilere nasil ogretecegiz? Bu durum inanin beni cok dusunduruyor. Bazen burada enerjimi bosa harcadigimi dusunuyorum. Emin olun Kanada'da boylesine bir sorumsuzluk ve aymazlik ile hic karsilasmadim. Ogrenci derse gelmez ise, odevi yapmaz ise, hoca ne yapabilir ki? Birsey yapamayacagini anlayan hocanin burada isi ne? Yarin "tersine beyin gocu ile Amerika'dan getirdik" diye ovundugumuz hocalar "kusura bakmayin ama benim burada kimseye faydam olamiyor, ben faydam olacagi bir yerde calismak istiyorum" diye tekrar Amerika'ya giderlerse ne olacak? Sevgili genc ortaklar, lutfen bu gaflet uykusundan uyanin artik!

SELI Buddy System'e benzer bir de lisans buddy sistem kurulmasi gerekiyor belki. Dedigim gibi onerilerinizi bekliyorum.

oldboy kullanıcısının resmi

Hocam aslında bunu önereceğim hiç aklıma gelmezdi ve emin olun önermeyi de hiç istemezdim ancak başka çare yok. Ve alınacak önlemler okulun geleceği açısından önemliyse başka çare yok. Çünkü bu boşlamalar yüzünden artık siz derslerimize girmiyorsunuz. Ve bu gerçekten büyük bir kayıp. Gene bu boşlamalar yüzünden başka başarılı ve değerli hocalarımızı da kaybedeceksek birileride birşeyler kaybetmeli. Ben ortalaması 2.00 ın altında olan ya da aşırı devamsızlık yapan öğrencilerin geçici olarak burslarını kesmeyi öneririm. Şimdi birileri çıkıp bana kızabilecektir. Ama kimse kusura bakmasın başkaları yüzünden de biz birşeyler kaybediyoruz ve birileri bu kaybın bedelini ödemeli. Benim düşüncem burs kesimi yönünde mesela 1 dönemli burs kesilebilir bir daha ki dönem yükseltirse bu kesinti iptal edilir. Ve kimse dersleri kolay kolay boşlayamaz. Emin olun bu fikre ilk başta ben de çok karşıydım ama hocamızın bahsettiği üzere böyle devam ederse başka hocalarımızı da kaybedeceğiz. Kimse kusura bakmasın ama o zaman Özyeğin üniversitesinin diğerlerinden bir farkı kalmaz. Bu sebeple ben bu sistemi uygun gördüm. Aynısı iş hayatında da vardır. Başarılı çalışanlara prim verilir. Başarısızların gerekirse maaşlarından kesinti yapılır. Bana kızacak arkadaşlara sözüm şudur ki bana değil, bana bu hiç tasvip etmediğim öneriyi yaptıran arkadaşlara kızsınlar ve ben bir şey kaybediyorsam onların yüzünden, onlarda birşeyler kaybetsinler.

Mevlana beni görse, sen gelme derdi...

EE kullanıcısının resmi

Sevgili oldboy, burslarla ilgili birseyler yapilmasi onerine uzulerek katiliyorum. Simdiye kadar vermis oldugumuz burslarda bir degisiklik yapmayacagiz tabii ki. Fakat bundan sonra alacagimiz ogrenciler icin kayitsiz/sartsiz burs uygulamasini degistirmeyi dusunuyoruz.

Su anki ogrencilerimiz icin de bazi odul/ceza onlemleri almayi planliyoruz. Once oduller ile basladik. Mesela bu donem genel not ortalamasi 3.50un uzerinde olanlara yurt disi staji garantisi verdik. Ama cezalari da dusunmemiz lazim. Mesela burslu ogrenci devamsizliktan kaldigi dersi yazin bedavaya alamayabilir.

Bu konuda onerilere acigiz.

esra kullanıcısının resmi

peki hocam sadece devamsızlıktan kalınca ya da boşlama da mı bu ceza dediğimiz (bursun kesilmesi) durumu gerçekleşir eğer gerçekleşirse?
yoksa herhangi akademik başarısızlıkta mı?

eslalim

MaSteR kullanıcısının resmi

Bence durum bu şekilde devam etmeyecektir hocam. Çünkü her dili yanan alt sınıflara yakınıyor bu nedenle alttan gelen öğrencilerin daha dikkatli olacağını düşünüyorum. Ancak tabi diplomamı alayım da gideyim düşüncesindeki öğrencilerlerde her zaman vardır ve olacaktır. Birde lisansa geçen öğrencilerlere lisansla ilgili oryantasyon yapılabilir. Hangi derste nasıl başarılı olunur? Hangi derslere ne kadar zaman harcanması gerekir? gibi konularlarda bilgi verilmesi bence öğrencileri biraz daha hazırlayacaktır bölüme. Ayrıca daha önce bahsettiğim gibi başarılı olan arkadaşlar nasıl başarılı olduklarını paylaşması, yeni öğrencilerin kafasında "Neden ben de yapamayayım" düşüncesi oluşturabilir...

if you want an advice, death is enough...

oldboy kullanıcısının resmi

Hocam tabiiki ödül de bu işin diğer tarafı ki bence not ortalaması 3.50 nin üzerindeki her öğrenciye yurt dışı staj garantisi verilmesi çok harika bir ödül. başka bir ödül olarak gene böyle yüksek başarılı öğrencilere erasmus ya da diğer öğrenci değişim programlarında daha iyi üniversite ve destek garantisi verilebilir ki bu da öğrencileri çok daha motive eder. Kendi adıma konuşmak gerekirse ben böyle birşeyden büyük heyecan duyarım. Diğer arkadaşların dedikleri gibi yeni gelen arkadaşlar eskilerden duyduklarıyla daha dikkatli olacaktır ancak şöyle de bir durum var not ortalaması 2.00ın altında olmasına rağmen tüm derslerden geçen bazı arkadaşlarda var. Yani şunu demek istiyorum öğrencilerin hedefi yüksek not ortalamasından ziyade geçip kalmak üzerine kurulu olmuş ki bu da zaten bu başarısızlıkların temel sebeblerinden biri. Ceza meselesine gelince, ben selideyken en çok başarısız arkadaşların full burslu oldukları için yaz okuluna ücretsiz gelmelerine sinir oldum. Sonuç olarak onlarda başarısız olmuşlar ancak yaz okulunu diğer arkadaşlardan farklı olarak ücretsiz aldılar ki bence bu konuda birşeyler yapılmalı ki sizin öneriniz bu sorunda iyi bir çözüm oluşturuyor.
Kısacası bu bir eğitim sistemi ve biz burada geleceğe hazırlanıyoruz. Ödül ve ceza sistemi her zaman vardı ve var olmak zorunda. Ödüller kişileri motive ederken ve başarıya yönlendirirken cezalar kişileri bu başarısızlıklarından vazgeçmeye yönlendirip çabalarını artırmalarını sağlar. Ve ikiside dengede olduğu sürede ben problerin çözüleceğini düşünüyorum.

Mevlana beni görse, sen gelme derdi...

Mavi kullanıcısının resmi

bence oldboy un burs konusundaki geçmişe dönük kişisel hırslarından ziyade, özellikle not ortalaması düşük olunan derslerin içeriği ile ilgilenilmeli. özellikle tll 102 dersinin içeriği bugüne kadar gördüğüm en yoğun içeriktir. buna geçen seneki bus 101 bile dahil. ki bus 101 de herhafta ödev olmuyordu, bu derste her hafta bişeyler yapmak zorundasınız. ingilizce de feedback verip bu durumu kaldırdık ama türkçeyi unutmuşuz. bakınız ingilizcedeki ödev sayıları geçen dönemki sayının yarısının bile altına düştü. Kimse ödev yapmasın demiyorum, ama her dersten her hafta ödev verilmesi insanları yoruyor. bu durumda derslerden 1-2 tanesi bu uğurda feda edilebiliyor. Bu da doğal olarak çoğunlukla türkçe dersi oluyor.
ceza yöntemine gelince insanların tüm okul hayatını kökten etkileyecek burs kesme gibi olaylar, özellikle verilen taahhütlere rağmen yapılırsa çok sarsıcı olur. hem okulun prestiji, hemde öğrencinin durumu açısından. Ceza olarak insanlara okulun çeşitli kademelerinde zorunlu olarak 20-50 saat gibi süreçlerde çalışma zorunluluğu koyulabilir. Ya da bu tarz okulun, tanıtım ve mentorship gibi organizasyonlarında da çalışma zorunluluğu koyulabilir. ve sonuç olarak ödüller ve onları kazananların başarıları gösterilip ceza alma durumundaki öğrenciler kıskandırılabilir. yurtdışında bir stajı kim istemez mesela.

esra kullanıcısının resmi

mavi'ye katılıyorum .

eslalim

Oleg kullanıcısının resmi

Mavi'nin dediği sosyal toplum için çalışma zorunluluğuna kesinlikle katılıyorum. Ama bu nasıl uygulanacak orası da başka bir soru işareti

oldboy kullanıcısının resmi

Sayın mavi sen benim bundan önce burslarla kişisel hırsım olduğunu nereden çıkardın. Kendi kafandan birşeyler yazıyorsun ve buna kendini de ikan ediyorsun. Öncelikli olarak ben yaz okuluna gitmedim. Yani demek oluyor ki ben yaz okuluna hiç bir meblağ ödemedim. Ancak giden kişiler vardı ve onlar bir meblağ ödedi. Ben de doğal olarak buna itiraz ediyorum. Sonuç olarak nasıl başarısız öğrencilerden full burslu olmamaları halinde para alınıyorsa full burslu olanlardan da alınsın diyorum ki sayın rektörümüz de beni doğruluyor ve devamsızlıktan kalınması halinde yazın bedavaya okunmayı kaldırabiliriz diyor ki sanırım onun da burs konusunda geçmişe dönük bir kişisel hırsı yoktur. Benim kim olduğumu, ne olduğumu, full burslu olup olmadığımı bile bilmeden hakkımda atıp tutman ayrıyetten hiç hoş değil. Herhalde sen de başarısız oldun ki baktın elinden birşeyler gidecek hemen insanlara iftira atıyorsun. Lütfen konuşma şeklini düzelt ve insanlara bilmeden iftira atma.

Diğer açıdan burs kesme mevzusuna gelince ben bunu defalrca söyledim tasvip etmiyorum diye. Ama bir yerden sonra başka çare yok çünkü artık derslerimize Erhan Erkut gelmiyor. Peki neden biliyor musun? Geçen dönem derslerine öğrencilerin yarısından çoğu gelmediği için. Ve şimdi de uyarıyor ki amerikadan getirtiğimiz hocalarımız geri gidebilir diye. Eğer ki sen de okulun prestijini ve öğrencilerin geleceğini düşünüyorsan bu konuda birşeyler yapılması gerektiğini ve ihmal edilmemesi gerektiğini anlarsın. Diğer taraftan ödevlerin yoğunluğundan yakınıyorsun ancak şöyle bir durum var 2.00 ın altında ortalaması olup tüm dersleri geçende var 3.50 nin üstünde ortalaması olanda var. Yani belki ödevler çok olabilir ama ödevler yüzünden kaldım dersen kusura bakma bu sadece bir bahanedir benim gözümde.

Öğrencileri zorunlu çalıştırma mevzusuna gelince o dediğin maalesef o kadar kolay değil. Bir insanı 50 saat çalışma cezası verdikten sonra bunu nasıl uyguluyacaksın ve de bu çalışmanın kişilerin derslerini olumsuz etkilemeyeceğini nerden biliyorsun? Kaldı ki ödevlerin çokluğundan yakınan sen eğer ki böyle bir ceza uygulanması durumunda nasıl herşeye yetişebileceksin.

Kaç kez söyledim ve tekrar ediyorum burs kesilmesi konusunda en çok ben karşıydım ama çok iyi hocalardan ders alma imkanını başkaları yüzünden kaybedeceksem böyle bir ceza konmasını isterim. Ve son olarak benim hakkımda hiç bir bilgin yokken beni tanımıyorken benim hakkımda kendince bir şeyler uydurma ve konuşma şeklini düzelt. Ve buradaki konuyu amacından saptırma.

Mevlana beni görse, sen gelme derdi...

Oleg kullanıcısının resmi

bu motivasyon sorunu konusunda SELİ'de ki hocalarında oldukça dertli olduğunu gördüm geçenlerde...

burak kullanıcısının resmi

arkadaşlar konu amacında saptı öncelikle bunu söylim.Bir SELI öğrencisi olarak daha lisansa çok var ama bu hocaların geri dönmesi durumu beni de etkiliyor nede olsa.Öncelikle mavi ; ödevlerin çok olması gibib saçma bir bahane olamaz sonuçta burda bir mesleği öğrenmeye başlıyorsunuz tabiki de herşey daha farklı olacak meslek öğrenmek kolay birşey değil ayrıca unutmaki burası lise değil, senin dediklerinde lisedeki gibi bir sistem istediğin çıkıyor bir nevi. 2. bir husus 20-50 saat çalışsınlar diyosun ama bilmem biliyor musun ? %100 ve ya %50 burslu olup yurtta kalan öğrencileri 100 ve 50 saat okulda çalışması lazım şimdi birçok bu durumda olupta bu görevi yerine getirmeyen öğrenci varken bunu nasıl uygulayacaksın kusura bakma ama bana şahsen saçma geliyor..Son olarak oldboy'a katılıyorum..benden bu kadar

Oleg kullanıcısının resmi

Bursların geçici de olsa kesilmesi üniversitenin prestiji bakımından bana kalırsa büyük bir kayıp yaratacaktır.

coldboy kullanıcısının resmi

Bursun kesilmesi olayına kesinlikle katılıyorum... Çalışan ile çalışmayan arasında bi fark olmazsa herkes kolay yol olan çalışmamayı seçecektir. Oldboy arkadaşımın da belirttiği gibi hele bu kişiler benim iyi hocalardan ders almama mani olacaksa 2 katı uygulansın istiyorum Smile Ayrıca Erhan hocam, bu ödül ve cezaların daha aktif şekilde duyurusu yapılırsa mükemmel olur, keza ben böyle bir ödülün olduğunu bilseydim biraz daha kasardım valla Smile

Geleceği tahmin etmenin en iyi yolu onu yaratmaktır...

oldboy kullanıcısının resmi

Ya oleg, dediğim gibi aslında buna ben de hiç taraftar değilim ki sonuç olarak ben de burslu bir öğrenciyim yani kesilmesi bana da zarar verecektir. Ancak öğrencilerin not ortalaması ortada ve ne hocalarımız ne de sayın rektörümüz bu durumdan memnun. Bu sebebledir ki bir ceza sistemine ihtiyaç var ancak çalışma cezası bence pek uygun değil. Başka bir öneri varsa tabiiki saygı duyarım. Ki kabul edilebilir bir öneriyse ben de isterim. Sonuç olarak verilecek cezalarda, ödüller gibi öğrencilerin başarısını artıracaktır. Eğer ki başka öneriler varsa ve uygulanabileceklerse saygı duyarım. Dediğim gibi bursların kesilmesi konusuna en çok ben karşıyım ki başka olanaklar varsa...

Mevlana beni görse, sen gelme derdi...

Mavi kullanıcısının resmi

bi kere insanlara verilen kazanılmış hakların elinden alınması için bi öneride bulunuyorsun. daha sonra da bu konuda daha önce olmuş bir olay hakkında yorum yapıp sinir olduğunu söylüyorsun. kimsenin sana itiraf attığı yok. karşındakini uyarmaya çalışırken 'bir şeyler uydurma, kafanda bişeyler yazıosun' şeklinde mesajlar atarsan kimse seni kaale almaz. önce savunduğun üsluba kendin sahip çık, insanlarla emir vererek konuşmamaya çalış.

Seni tanımadığımı söyleyip, benim hakkımda sen şuna nası yetişeceksin bunu nasıl yapacaksın şeklinde farazi argümanlar ileri sürüyorsun. bana karşı yapmaya çalıştığın her uyarıyı fazlasıyla kendin yapıyorsun. demagoji mi yapacaksın tartışacak mısın öyle karar ver ki bende ona göre üslup takınayım.

Son olarak sana kişisel bi mesaj yazmamama rağmen, tamamiyle kişisel bi mesaj yazıp ardına da 'burdaki konuyu amacından saptırma' diyerek kendi kendine konuyu amacından saptırmışsın. tekrar ediyorum bu tarz bi tavır takınırsan, karşındaki her kim olursa olsun seni ciddiye almaz.

Diğer ileri sürdüğün argümanlar için de 2nin altındakilere 3.50 nin üstündeki rakamları karşılaştırmanı tavsiye ederim. Çalışma ve kontrol konusunda ise hali hazırda burslu öğrenciler için böyle bir mekanizma var ve sorunsuz şekilde çalışıyor. Sayın rektörün bu konudan haberi olduğuna eminim. bir çok arkadaşım okulun çeşitli kısımlarında çalıştı. 20-50 saat değil 100 saat bile çalışanlar oldu. bunlar tabi burslu öğrenciler için gönüllü olarak yapılan bir çalışmaydı. tek yapılması gereken bu konuyu başarısız öğrenciler için zorunlu hale getirmek.

Bir de edinilmiş hakları bırak sen yada başkası, kimse kimsenin elinden alamaz. Sayın rektör de bu yönde birşey yazmadı zaten, sadece ileriye dönük planların değiştirilebileceğini söyledi. Hukuk sistemi içerisinde lafla peynir gemisi yürümez. o yüzden ben başarılı olsam da başarısız olsam da içim rahat sen merak etme.

Mavi kullanıcısının resmi

sevgili buraksakalli32, bence sen önce seliyi bitir. ondan sonra lise - üniversite karşılaştırması yap. ben lisedeyken her gün ödev yapardım, sizde böyle değildi heralde. tam tersi bi karşılaştırma görmem oldukça şaşırttı beni. ayrıca 2. üniversitemi okuyorum, lise yıllarında okunması gereken kitaplar hakkında sayfa sayfa yazılan raporların mesleğe herhangi bi katkısı olmadığını gayet iyi anlayabilecek durumdayım.

EE kullanıcısının resmi

Sevgili Genc Ortaklar, gecmiste sartsiz verdigimiz burslarin kesilmesi soz konusu degil. Ogrenci aymaz/sorumsuz olabilir ama kurum sozunu tutmak zorundadir. Fakat bundan sonra (yani 2010 yilinda ve daha sonra alinacak ogrencilere) ilk 2 yil vermis oldugumuz burslar gibi 9 yil kesilmeyecek bir burs vermeyecegimizi dusunuyorum. Hazirlik icin bir yil, lisans icin de 4 yillik burs veririz. Ogrenci birkac dersten kalsa bile fazla ders alarak veya yaz donemi ile bitirebilir. Ama sorumsuzluk yapip ilk yil 8-10 dersten kalirsa o zaman sonuclarina katlanir.

Odullerde degisim programlarindan bahsetmissiniz. Cok iyi bir fikir. Degisim programina gidecek ogrenciler CGPA sirasina gore yer sececekler. En yuksek CGPAli ogrenci istedigi yere gidecek, daha asagidakiler de ne kalirsa oraya gidecekler. Ve hatta belirli bir ortalamanin altindakiler gidemeyecek. CGPAye gore secme kuralini stajlar icin de uygulayabiliriz.

Bir ricam olacak: lutfen forumda kisileri degil dusunceleri tartisin/elestirin. Yazarlarin motivasyonlari hakkinda spekulasyon yapmayin.

oldboy kullanıcısının resmi

Mavi, sonuçta sen benim hakkımda geçmişe dönük bazı kişisel hırslarım olduğunu söyleyerek, ki benim hakkımda hiçbir şey bilmeden, birşeyler uyduruyorsun deyim yerindeyse kafandan atıyorsun ki benim söylediklerimi birçok arkadaşımız hatta rektör bile kaale almışken senin kaale alıp almaman beni çokta ilgilendirmiyor. Ben sadece benim hakkımda asılsızca konuşmanda hoşlanmadım ve bunu sürdürmeni istemiyorum. Benim hakkımda olmayan birşey yazmamanıda istemekten doğal bir hakım yok ki oraya lütfen yazdım. Bu bir emir cümlesi değildir hiçbir zaman.
İkinci olarak sen kendin ödevlere yetişemediğini söyledin. Ben de dedim ki eğer ki ödevlere yetişemiyorsan ve olur ki başarısız olursan nasıl 50 saat çalışıp bir de üstüne derslerde başarılı olacaksın. Ben seni tanımıya olabilirim ancak ödevlere yetişemediğini söyledikten sonra bir de ekstradan 50 saat çalışabileceksen bence ya ödevler konusunda söylediklerini tekrar düşün ya da ceza hakkında söylediklerini. Kaldı ki akademik başarısızlıklar yüzünden ben bir çok değerli hocamı kaybedeceksem kusura bakma bursların kesilmesi cezasını savunuyorum ki bu bir demagoji değildir.
2.00 nin altındakilerle 3.50nin üstündeki rakamlarınıda emin ol çok iyi karşılaştırdım ve bu konuda çokta örnek mevcut. Ama bir daha açıklıyayım istersen ki tüm derslerden geçmiş ve bu ortalamalara sahip arkadaşlar var diyorum. Ancak mesajında benim adımı kullanıyorsan ve gerçekdışı birşeyler yazıyorsan buna karşılık verme hakkım var tabi. Son olarak bana karşı bir ihtamda bulunduğun için karşılık verdim. Ve tekrar ediyorum konu amacınan saptı. Ve bu açıdan üzgünüm. Eğer ki bundan sonra konuşup tartışmak isteyeceğin birşeyler varsa profil kısmına yaz okulda uygun bir zamanda konuşalım.

Mevlana beni görse, sen gelme derdi...

EE kullanıcısının resmi

Calisma cezasi fikri cok ilginc (calisma kampi fikrini cagristirdi birden bende). 2009 girisli ogrencilerin yurtta kalanlarinin calisma yukumlulukleri var. Bu yukumluluklerin onemli bir kismi yerine getirilmedi. Getirilmelerini saglayabiliriz. Calismayan isterse yurttan cikabilir. Ogrenci hem bursu alacak, hem yurtta bedava veya indirimli kalacak, hem derslere girmeyecek, hem de calisma yukumlulugunu yerine getirmeyecek. Buna razi olmak mumkun degil. Ogrenciden yana olalim diyoruz ama ogrenci kendinden yana degil ki...

Fakat calisma yukumlulugu olmayan burslu ogrenciye (mesela 2008 girisli bir ogrenciye veya 2009 girisli olup yurtta kalmayan ogrenciye) calisma cezasi vermek mumkun degil. Zaten sorumsuz bir ogrencinin yapacagi (zorunlu) isten kime ne fayda gelir ki? Allahtan tanitim icin cok sayida ogrenci gonullu oluyor ve super bir tanitim takimimiz var. Herhalde yapacagim en son sey derslere girmeyip sinifta kalan bir aymazdan universite tanitimi yapmasini istemek olurdu...

Joseph kullanıcısının resmi

bence bu başlık altında karşılıklı atışmaların olması hoş olmamış. eğer konu hocanın açtığı başlıkla alakalı olmayacaksa lütfen profil yorumu olarak devam ettiriniz tartışmanızı.

Ödevler konusuna gelince, mavi ye katılıyorum. mesele ödevlerin çok olmasından ziyade dengesiz bir dağılımın olması. bir işletme öğrencisinin business dersinde çok yoğun olarak ödev yapması kadar doğal bir olay yok, ancak türkçe ve tarih gibi derslerin kredilerinin bu kadar yüksek olması ve bu şekilde bir ödev yoğunluğu insanları dersler arasında seçim yapmaya zorluyor.

ödev ve projeleri yetiştirme telaşıyla sektörel çözümler dersinin seminerlerine girilememesi de buna bir örnek. gelen konuşmacının 6.30 da konferansı bitiriyor olması sanırım bu dersle ilgili sorunu açıklar. bir hafta konuşmacının gelmemesi ve diğer hafta üst üste konferans yapılıyor olması da ayrı bir sorun. eğer dersin hocası şimdi buraya bunlar sadece bir kereliğe mahsus olarak yaşandı diye yazarsa da, benim de dersten sadece bir iki devamsızlık yüzünden kalmama da bahane olur diye düşünüyorum.

bir diğer konu da bursların kesilmesi. kazanılmış bir hakkın, yani okula kaydolurken altına imza attığımız bir okul programının değişmesi zaten söz konusu değil. hocanın da dediği gibi, belki daha sonradan kaydolacak öğrenciler için geçerli olabilir. ancak şöyle bir sorun var, öğrenciler tercihlerini yaparken vakıf üniversitelerinde bursun kesilmesi konusuna oldukça kafa yoruyorlar. özellikle aileler bursların kesildiği bir okula yazdırmak istemiyor. haksız da olsa şöyle bir düşünce oluşuyor insanda. ya acaba bu adamlar bilerek beni dersten bırakıp benim üzerimden para kazanmayı düşünürler mi? her ne kadar bize saçma gelse de, toplumdaki yaklaşım bu şekilde. eğer burs kesilmesi gibi bir durum söz konusu olursa öğrenci tercihlerinde kesinlikle bir düşüş beklenmelidir, sonra demedi demeyin..

YK.

oldboy kullanıcısının resmi

Konu amacından saptı, bunda benim en ufak bir hatam varsa özür dilerim hocam. Gerçekten konu çok önemli ve amacından sapmasını istemiyorum. O yüzden buradan konuya dönerek devam edeceğim. Öğrenci değişim programlarında verdiğiniz karar gerçekten çok doğru. Başka bir öneri olarak okulda bir anket yapabiliriz. Yani okulda da olması şart değil aslında. Öğrenciler mail şeklinde de başarılı olmaları halinde okulun hangi alanlarda ödül vermesini isterdiiniz şeklinde bir soruya kendi görüşlerini yazabilirler? Ki bunlara ek olarak master ve doktora konusunda da destek olunması alternatif olabilir.

Mevlana beni görse, sen gelme derdi...

Mavi kullanıcısının resmi

Sevgili oldboy, ben zaten sana karşı bir itham yaptıysan buna karşılık vermen senin en doğal kişisel hakkındır. vermişsin de zaten ama bunu yaparken beni suçladığın üslup hatalarını fazlasıyla kendin yapmışsın mesajında.

Beni tanımadığın halde halen de konuşmaya devam ediyorsun bu konuda. ben cezaya kalıp 50 saat çalışacam diye bir şey söylemedim. Cezaya kalma gibi bir durumum da yok şu anda. ödevler çok ve bunlar azaltılmalı. bu kesin bir argümandır, zaten hocalar da bunu kabul edip azaltmışlardı. ama Türkçe hocasına bu ulaşmamış sanırım. cezam olmadığı için de şu anda azaltılmış yoğunluktaki ödevleri yapmakta bir sıkıntı çekmiyorum. İlk dönem çektim sonuçlarını da aldım.
Bir de son olarak bu not ortalamaları konusunu etkileyen tek bi faktör sadece. bunların dışında bence en büyük faktörlerden biri yukarda da belirtildiği gibi devamsızlık sorunudur. Bunun sorumluluğu ise sadece ve sadece öğrencidedir. Sonuçta bu insanlar 4 yıl boyunca yatarak derslerden geçeceklerini düşünmüyorlardır herhalde. Kafalarına duvarlara vurarak hepsi okula pıtış pıtış gelecektir. Ben bu konuda burs kesme gibi bi yaptırımın çok gereksiz olduğunu savundum ve savunmaya da devam edicem.

Sonradan erhan hocanın mesajını gördüm, ekleme yapmak istiyorum. Hocam sorumsuz öğrenciye direk resti çekmişsiniz. Bence onları kazanmaya çalışmak için farklı programlar sunulabilir. Dediğim gibi sosyal projeler onlara hem bir ceza hem de okula bağlama konusunda yardımcı olacaktır.

Joseph kullanıcısının resmi

bu arada 2. sınıf 2. dönem dersi olan Sektörler II dersinde bir konuşma yapan Prof. Esra Gençtürk müthiş şekilde beni motive etmiştir. Konuşması ve verdiği bilgiler ( stajlar ve odaklanılacak sektörler) kesinlikle 1.sınıf öğrencileri için de önemli. Bence derslere motive edecek ve biz öğrencilerin önlerini görmesini sağlayacak müthiş bir konuşmaydı. Bence gereksiz oryantasyon uygulamaları yerine Esra hocanın sunumu daha faydalı olur kanaatindeyim..

YK.

kürşat kullanıcısının resmi

ben bu sene girmiş ve büyük ihtimalle hazırlığı bu sene bitiremicek olan biri olarak yazıyorum. bu benim kişisel düşüncem okula geldiğimiz gün bizim okula gelen öğrencilerin %50 sinin istanbul dışından olduğu belirtilmişti. benim kanımca anadoluda okuyan öğrencilerin ingilizcelerinin yeterli olmadığı kanaatindeyim ve birçok öğrencinin okulumuzu tercih amaçlarında burs faktörü etkili olmuştur. şimdi biz burda kalkıp bundan sonra bursları keselim asalım demenin hiçbir mantıklı açıklaması yok.rektörümüzünde dediği gibi ancak bundan sonra alınacak öğrenciler için geçerli olabilir bu kural ancak bununda çok sağlıklı olduğunu düşünmemekteyim zira bu bir çeşit baskıcı eğitim (yapmazsan keseriz gibi) olur adı üniversite diye geçen bir eğitim kurumunda.

Cureshot

EE kullanıcısının resmi

Burslar egitim programlarinda gorulen donemleri kapsar (yani guz ve bahar donemini). Yaz okulu zorunlu degildir (staj haric). Biz simdiye kadar ogrenciden yana bir uygulama yaptik ve yaz okulunda burslari aynen uyguladik. Bunu yapmaya mecbur degiliz. (Dikkat lutfen: Bundan sonra yapmayacagiz demiyorum, yapmaya mecbur degiliz diyorum sadece.)

Mesela soyle bir uygulamaya gecebiliriz: yaz okulu herkese ucretli olur, fakat yaz okulu icin ozel bir burs fonu olur, ve ogrenciler not ortalamalarina gore bu fondan yararlanabilirler. Ortalamasi X'ten yukarda olanlar ucret odemez, X ile Y arasinda olanlar yarim ucret oderler, Y'nin altinda olanlar da tam ucret oderler. Burada "tam ucret" dedigim su anda bu universitedeki hicbir ogrencinin odemedigi 25,000 TLye tekabul eden bir ucrettir (25,000 TLye yilda 10 ders aliniyorsa bir ders 2,500 TL eder seklinde bir hesap yapilabilir mesela). Isteyen alir istemeyen almaz--nasil olsa zorunlu degil. Boyle bir oneriye mutevelli heyeti ne der bilmiyorum ama bana makul geliyor. Hak eden ogrenciyi odullendiren (ama hak etmeyeni odullendirmeyen) bir sistem.

oldboy kullanıcısının resmi

Sayın mavi, sonuç olarak ikimizinde görüşleri birbirinden farklı olabilir ki buna saygı duyarım. Durumu burada uzatıp konuyu saptırmayı da istemediğim için bu konuda başka bir yorum yapmayacağım. Dediğim gibi gerekirse okulda karşılıklı konuşalım ki yanlış anlamaya mahal vermeyelim .
Ödevlerin azaltılmasına gelince bu kimine göre başarısızlığın bir sebebi olarak görülebilir ki bu konuda hocalarla görüşülür ve hocalar azaltmayı uygun görürse azaltılır tabiiki.
Devamsızlık konusuna gelince sorumluluk öğrencide ama sonuçta bu öğrencilerin devamsızlık yapmasını haklı kılmıyor. Ki tekrar ediyorum Erhan hoca bu dönem derslere bu devamsızlık yüzünden gelmiyor. Kendininde belirttiği gibi bir çok konuşmacı bu yüzden belki de bir daha gelmek istemeyecekler ve hocalarımız onlara karşı mahcup olacak. Üstüne üstlük bu okulun imajınıda etkileyecektir. Çünkü bu insanlar iş dünyasından ve ileride, okuldan mezun olduğumuzda, okulumuzun imajı gözlerinde iyi olmadığı için bu diğer öğrencileri de etkileyecektir.
Son olarak sosyal projeler öğrencilere birer ceza olabilir ancak okula bağlayıcı olacağını sanmıyorum ki bu tam tersine onları soğutabilir. Ki Erhan hoca da bu konuda yurtta kalanların bu yükümlülüklerini yerine getirmediğini söylemiş.

Tekrar ediyorum kişilerin görüşlerine saygı duyarım ve eğer sen burs kesme konusuna karşıysan da buna da saygı duyarım. Umarım konu tekrar normal akışına dönmüştür. Saygılarımla.

Mevlana beni görse, sen gelme derdi...

Joseph kullanıcısının resmi

bence harika bir uygulama olur..evet diyenler ???

YK.

kürşat kullanıcısının resmi

Yaz okulunda açılan lisans dersleri için kredi başına ücret uygulanır. Burslu öğrencilere burs kapsamlarındaki öğrenim ücreti muafiyet oranında indirim yapılır.

2009 - 2010 yaz okulunda lisans dersleri için kredi başına KDV dahil ücret, yıllık öğrenim ücretinin 60’ta biridir (25.000 TL / 60).

İngilizce Dil Hazırlık Programı'nda, yaz okuluna katılım isteğe bağlıdır. İngilizce Dil Hazırlık Programı'na "temel" düzeyden başlayıp bahar dönemi sonunda " ileri orta" düzeyi başarıyla tamamlayan öğrencilerin, yaz okulunda "ileri" düzey derslerine devam etmeleri halinde, söz konusu öğrencilerden "öğrenim ücreti" alınmaz; diğer öğrencilerin yaz okulu derslerine devam etmeleri halinde burs durumlarına göre ödemekle yükümlü oldukları dönem öğrenim ücretinin yarısı alınır.

bu yazı sitemizden(ozyegin) aynen alınmıştır benim demek istediğim bundan sonrakiler için evet olabilir ancak buraya gelen ve öğrenimine devam etmekte olan öğrencileri kapsarsa kurumun sözünde durmadığı fikri ortaya çıkar kanımca.

Cureshot

EE kullanıcısının resmi

Mavi cok onemli bir konuya deginmis. Simdiye kadar hep odul/ceza konustuk. Bunlar sonuclar ortaya ciktiktan sonra yapilacak seyler. Bir de yumurtalar kirilmadan once yapilabilecek seyleri konusmak lazim. Ben bu okuldaki ogrencilerin ezici cogunlugunun iyi niyetli, hayatta bir yerlere gelmeyi amaclayan, kendini, ailesini ve ulkesini seven kisiler oldugunu dusunuyorum. Fakat bu ezici cogunlugun onemli bir kismi universitede ne yapilmasi (ve ne yapilmamasi) gerektigini bilmiyor. Isi cozene kadar da ilk donem kacip gidiyor. Iste esas soru bu: bu cocuklara kendi kendilerine yardim edebilmeleri icin gereken alet/edevati en kisa zamanda nasil saglayabiliriz?

Sene basindaki oryantasyonun yeterli olmadigi cok acik. Aklima gelen cozumlerden birisi butun ogrencilere verilecek bir yillik bir "universiteye giris" dersi. Oryantasyonun butun yila yayilmis sekli olarak dusunebilirsiniz. Bu derste zaman yonetimi, hedef koyma gibi yeti gelistirme seminerleri olabilir, basarili profesyonellerden motivasyon sunumlari olabilir, biraz genel kultur olabilir vs. Bu derste devam zorunlulugu olmasi lazim gibime geliyor. Ogrencilere bazi "survival skills" verilecek ise, bunlar verilene kadar zorlama gerekebilir (maalesef).

Joseph kullanıcısının resmi

hocam bu yazıya göre söz vermişsiniz..yani dediğiniz uygulamayı(yazın burs oranında indirim yapmama) yapabilirmisiniz emin değilim..ama eğer bu her sene değişime tabidir, mütevelli değiştirme hakkını elinde bulundurur diyosanız o ayrı konu tabi

YK.

oldboy kullanıcısının resmi

Hocam mesajınızı yeni gördüm bence dediğiniz sistem mantıklı ve uygulanabilirse gerçekten öğrencilerin menfaatine olacaktır.

Sonuç olarak bazı arkadaşlar ortalamaları iyi olmasına rağmen bir dersten başarısız olmuş olabilirler ve bu onlara gerçekten iyi bir ödül olur.

Bir de okulumuzda not ortalaması 3.00 ın üzerindeki öğrenciler 6 kredilik ekstra ders alabiliyorlar. Yani bir dönemde max. 36 kredi. Bence bu 40 a çıkarılabilir ki çıkarılırsa gerçekten çok güzel olur( en azından benim açımdan). Sonuçta bu bir hak olur ve öğrenciler için gerçekten avantaj.

Kulisinizde daha açılmadığı için şimdiden sormak istiyorum. Okulumuzda çift anadal sistemi nasıl işliyor? Örneğin işletme öğrencisi çift anadal olarak Endüstri müh. ya da başka bir bölüm içinde eğitim alabilir mi? Saygılarımla..

Mevlana beni görse, sen gelme derdi...

oldboy kullanıcısının resmi

Hocam bir de bu yaz okulu burs fikrini bu dönemden hayata geçirirseniz gerçekten çok güzel olur. Bu konuda sizden ricacıyım.

Üniversiteye giriş dersi konusunda gelecek sene başlıyacağına göre 3. sınıftaki arkadaşlar bu konuda kendi deneyimlerini paylaşabilir. Hatta bu Seli de başlasa çok daha faydalı olur ki bir çok arkadaşımız Selide bu üniversite öğrencisi olmanın verdiği rahatlıkla başarısız olabiliyorlar. Şu yaz okulu bursu konusunda da lütfen bir cevap bekliyorum.

Mevlana beni görse, sen gelme derdi...

EE kullanıcısının resmi

Kursat hakli, fakat web sitesindeki yazi o anda gecerli olan uygulamayi tarif eder. Sonsuza kadar bu uygulama devam edecek diye bir kural yoktur. Kurumu baglayan kurallar, ogrenci girdiginde OSYM'ye bildirilmis olan kurallar ile yonetmeliklerdeki kurallardir.

Arkadaslar hemen bu degisikligin yapildigini varsaymayalim. Burada ne tur ceza/odul sistemeri olabilir diye fikir alisverisi yapiyoruz. Herkesin cok hosuna giden bir fikir ciksa bile once yonetmeliklerimize bakmak zorundayiz (cunku onerimizin hukuken gecerli olmasi lazim), sonra da oneriyi mutevelli heyetine goturmek zorundayiz (cunku okulda para ile ilgili kararlar oradan cikiyor).

Oldboy, seni kulise alalim. Ama kisaca cevap vereyim: ozel izin ile 36 kredi limiti asilabiliyor. Cift anadal bizde yok ama baska bolumden istedigin kadar ders alabilirsin.

buyldrm kullanıcısının resmi

Bu "boşlama", "umursamama", "devamsızlıktan kalma" gibi konuların Erhan Hoca'nın dediği gibi tersine beyin göçü konusundaki umutları tükettiği çok açık. Bazı hocalarımızın biz öğrencilerin durumundan şikayetçi olduğunu bizzat gördüm. Hatta bazıları o kadar umutsuz ki, yapacak birşeyleri olmadığını düşünmeye başladılar. Bu da hocaların ders anlatma şevkini belki de kırıyor. Sonra öğrenciler hocadan ve dersten daha çok kopuyor, bu da hocaları tekrar etkiliyor. Bir çeşit kırılmaz zincir gibi...

Ben de burada yazan bazı kişiler gibi, kesintisiz burs olayının büyük bir etken olduğunu düşünüyorum başarı durumlarında. Açıkçası belki de "erişilebilir" üniversite olma misyonumuz, ilk senelerde giren öğrencilere kaçınılmaz olarak verilen avantajlar öğrenciler için belki ÖzÜ'yü seçmek için motivasyon oldu, ama derslere önem vermek anlamında bunların bir motivasyon olduğunu söylemek doğru olmaz.

Bu arada, özellikle rektörümüzün ilk zamanlar çok üstünde durduğunu bildiğim (şimdi ise bu konuda yorum yapamadığım) hoca-öğrenci iletişiminin istenen seviyede kurulamayışı yine başarıyı etkileyen bir faktör olabilir. Çünkü hem bu konuda, hem de eğitim anlayışı anlamında öğrencilerdeki lise zihniyetini yıkmayı başardığımıza inanmıyorum. Hala hocalarımızla bol bol iletişim kurma şansımız varken bunu kullanmıyoruz. Veya dersi öğrenmekle ezberlemeyi karıştırabiliyoruz.

Bazı derslerde uygulanan az proje, az grup çalışması (bazılarında artı olarak az ödev) ve çok midterm uygulaması lise zihniyeti kırılmamış biz öğrencilerin sınavlara son anda çalışmasına sebep olabiliyor. Bu da bir öğrenmeden çok ezberleme yaratıyor. (Bazı derslerin ödev yükleri fazla olsa da), örneğin MATH 201 gibi bir derste bu kadar az ödev olması, buna karşılık üç midterm ve bir final oluşu beni şaşırttı.

Ders işlenişi konusunda en ideal sistemlerden birinin geçen dönemki Marketing dersi olduğunu söyleyebilirim. Her hafta çok uzun vakit olmayan bir ödev (en fazla yarım saat alan), ve de bizlerin ders materyalini okumasını sağlayan, derslere devamsızlık sorununu ortadan kaldıran her iki-üç derse bir pop-quiz konulması gerçekten etkili yöntemler (bu quizlerin hangi derste olacağı bilinmediğinden çoğunlukla derse gelmek durumunda kalıyordunuz). Örneğin bu dersten final yoktu ve tek midterm vardı. Bol bol quiz olduk, case studyler, grup çalışmaları, final raporları dersin de eğlenceli bir ders olması sebebiyle başarı için güzel motivasyonlar oldu.

Şimdi arkadaşlarımızdan bazıları belki de bu sistemin ağır olabileceğini savunabilir. Ama geçen dönem Marketing dersi alıp da, bu dersin işleniş tarzını beğenmeyen çok az arkadaş olduğunu kendi adıma biliyorum. Bu sistemin diğer derslere de uygulanması taraftarıyım. Ki düşünürsek, Marketing sözel bir dersti ve uygulama yapmak belki de bir MATH tabanlı derse göre daha az gerekli olabilirdi.

Burada önemli noktalardan biri de, bazı arkadaşların ödev dendiğinde anladığı şeyin birilerinin ödevlerini birebir kendi ödevine aktarmak olduğu. Örneğin BUS 101 dersindeki ödev notları ile dönem sonu notları arasındaki potansiyel farkların bundan kaynaklanabileceğini düşünüyorum. Anlaşılan Eng Business Ethics dersi biraz da hazırlıktan itibaren verilmeli. (Gerçi bu ders hakkında yaptığım yorumda, dersin bizlerin zihniyetini pek değiştiremediğini de söylemiştim.)

Yapacağım önerilerden biri de, hocalara verdiğimiz zorunlu ofis saati uygulamasının karşılığı olarak öğrencilerin de ayda bir veya iki sefer yarımşar saatlik zorunlu danışman görüşmesi ile görevlendirilmesidir. Bu sayede öğrenciler dersler hakkındaki görüşlerini daha etkin bir şekilde aktarabilir, aynı zamanda da o andaki ders durumları hakkında görüş alışverişinde bulunabilirler. Her ne kadar üniversitede olsak da, herkes kendi yaptığından sorumlu olsa da, eğer rektörümüz sorumluluklarımızı bize farkettirmek için çözüm arıyorsa, bu çözümün danışman hocalarımız tarafından da etkin iletişimle aranabileceğine inanıyorum.

Ben yaz okulunun kesinlikle full paralı olması gerektiği kanısındayım. (Tabi buna irregular öğrenciler dahil olmayabilir) Böylece normal sezonda mümkün olduğunca en iyi notu almak için çabalamamız sağlanabilir. Burada önemli noktalardan biri de, yaz okulları sebebiyle stajlar için yeterli vakit ayrılamayacak olması. Yani iş sadece o sıcakta okula gelmek veya okulu uzatmak olayı da değil, kariyerimiz konusunda deneyim sağlama şansını da kaybediyoruz yaz okuluna ders bırakarak.

Ödül sisteminin çok verimli olmadığına inanıyorum. Yüzde yüz burslu dışındaki arkadaşların bazıları belki burslarını yükseltmek hedefiyle derslere daha çok önem verebiliyorlar. Fakat çoğumuzu motive edecek ekstra bir ödülün olmadığını düşünüyorum. Aslında olmak zorunda değil belki de. Çünkü bizim normalde yapmamız gereken mümkün olan en iyi performansı göstermek doğal olarak. Fakat eğer bu "normal" ancak "ideal dünyada" mümkün hale gelebiliyorsa daha etkin ödüller beklenebilir. Yurtdışı stajın garanti edilmesi güzel bir adım olabilir. (Tabi öncelikle, benim gibi bazı birinci sınıf öğrencilerinin geçen yaz yaptığı stajın ardından bu stajın resmi olarak kabul edilmemesi gibi "prensipsel" İHTİMALLER bertaraf edilirse belki bu staj opsiyonu daha etkili bir çözüm olabilir.) Staj meselesinin yanında okulumuzun uygun gördüğü ve bizim katılmak istediğimiz bir takım sertifika programlarının veya kursların ücretlerinin okulumuz tarafından karşılanması güzel bir ödül olabilir. Belki oldukça popülist veya ütopik bir yaklaşım olacak ama, her yıl genel not ortalamasında birinci olan arkadaşımız için belli bir süre dahilinde okulumuzca karşılanacak güzel bir tatil bile çok iyi bir motivasyon olabilir. Kabul etmeliyim ki, bu öneri biraz fazla ciddiyetsiz görünebilir. Ama etkisi bence yeterince ciddi olabilir.

Lisans-buddy sistemine gelince, ben şu an için lisans öğrencileri arasında birbirine buddy'lik yapabilecek pek fazla öğrenci göremiyorum. Şu an çoğunlukla herkes kendi derdinde. Son günlere bırakılan sınav çalışmaları, son günlere bırakılan raporlar, ders programlarının elverişsizliği gibi bahaneler lisanstakilerin boş zamanlarını oldukça tüketiyor. Fakat eğer hazırlıktaki denememiz gibi etkili gönüllü arkadaşlar olursa, bu sistem doğru bir sistem olabilir.

Örnek olarak BUS 101 dersi için uygulanan asistanlık sisteminin çoğu arkadaş tarafından yeterince verimli kullanılamadığını, biz asistan arkadaşların bazen yardım edeceğiz derken abarttığımızı, bazı arkadaşların ise asistanları kullanmak zahmetine hiç girmediğini görmek kötü. Tabi asistanlar derse gelmeyip de, boş bir zamanda "Ben derse gelmedim, bu ödevden birşey anlamadım, bana yardım etsene!" tarzındaki istekler karşında çaresiz kalabiliyorlar. Fakat en azından bu ders için asistanlık yöntemi bir takım boşlukları da kapatıyor, bu da bir gerçek.

Bence BUS 101 dersinin asistanlık sistemi birçok ders için örnek teşkil edebilir. Böylece hocalarımızı dersler hakkındaki bazı yüklerden kurtarırken (pop-quizleri kontrol etmek ekstra yük getirir, help session düzenlemek için programda uygun yer bulmak zor olabilir tarzındaki potansiyel düşüncelere istinaden), bu dersi daha önce alan arkadaşlar yeni alanlara yardım edebilir. Bir yandan da akademisyenlik kariyeri düşünen arkadaşlar için deneyim olur, veya düşünmeyenler için de üniversitenin bu yönünün de bir simülasyonu olur.

Benim öneri ve düşüncelerim bu kadar.
Smile

oldboy kullanıcısının resmi

Hocam özel izinlede olsa aşılması gerçekten çok güzel bir haber. Bundan sonraki sorularıma da kuliste devam edeceğim.

Mevlana beni görse, sen gelme derdi...

mrgkhnshn kullanıcısının resmi

Uğur'cum ağzına sağlık diyor ve altına imzamı atıyorum:)

kürşat kullanıcısının resmi

bakın arkadaşlar şurda ayrılıyorum sizden ... ben burslu geldim ve burda bana bursumun disiplin dışında kesilmeyeceği belirtildi ve bana verilen kitapçıkta aynen bunlar yazıyordu.şimdi gelipte öteki sene yaz okulu paralı demek benim değil büyük kesimin tepkisini alıcaktır çünkü ortada bir söz var ve bu seneye değişebilir o zaman o kitapçıklarda bununla ilgili de bilgi verilmeliydi...hocam bu yazıya göre söz vermişsiniz..yani dediğiniz uygulamayı(yazın burs oranında indirim yapmama) yapabilirmisiniz emin değilim..ama eğer bu her sene değişime tabidir, mütevelli değiştirme hakkını elinde bulundurur diyosanız o ayrı konu tabi joseph.inde dediği gibi yaz okulu bursu kalkarsa bu resmen benim okula ilk geldiğim haklardan bir kısmının gaspa uğraması anlamına gelemektedi ve ben buna yaz okulunda kalsamda kalmasamda kesinlikle karşıyım.

Cureshot

mrgkhnshn kullanıcısının resmi

Kürşatım her sene şartlar yeniden belirleniyor. En güzel örneği ilk seneki onur burslular isterlerse nakit burs alabiliyor ama bu senekilere yok. ÖSYM kitapçığında ne yazıldıysa o. Bence uygulamada değişiklik olursa o yeni öğrencileri kapsar, aksi bizim üniversitemize yakışmaz diye düşünüyorum.

burak kullanıcısının resmi

sevgili mavi öncelikle "bence sen önce seliyi bitir" diyeceğini tahmin ettiğim için "daha lisansa çok var ama bu hocaların geri dönmesi durumu beni de etkiliyor nede olsa " dedim.Sonuçta ben bu okulu tercih ederken akademik kadrosuna güvenerek geldim özellikle 2 hoca için (isim vermicem) dolayısıyla SELI de olmam birşey fark ettirmez.2.si ben bizim lise de ödev verilmiyo demedim genel baktım olaya ve geneli dediğim gibi, ayrıca ödevlerin çok olmasından yakınma hala mantıksız geliyor kusura bakma.

burak kullanıcısının resmi

Erhan Hoca'ya; hocam konu dışı ama okulda neden çift anadal programı olmamasından bahsederseniz sevinirim.Şahsen ben elektrik-elektronik müh. okuyacak biri olarak endüstri müh. den de diploma almak isterdim...

Joseph kullanıcısının resmi

Arkadaşlar EE'nin yeri açılmıştır. Bundan sonra sorularınızı bu başlıktan hocamıza iletebilirsiniz..

YK.

EE kullanıcısının resmi

Kursat yaz okulu egitim programinin zorunlu bir parcasi degil. Istersen lisans programlarina bak. Yaz okulunda alinmasi gereken bir ders goremezsin. (Sadece yaz staj vardir.)

Biz hic yaz okulu yapmayabiliriz. Kimse de birsey demez, diyemez. Yonetmelik yaz okulu acilabilir diyor, acilir/acilmalidir demiyor. (Tam soyle diyor: Bir akademik yıl, her biri ondört haftalık güz ve bahar dönemleri olmak üzere iki dönemden oluşur. Ayrıca, akademik yıl kapsamında Senato onayıyla yaz okulu da açılabilir.) Dolayisiyla "gasp" kelimesi havada kaliyor, cunku ortada bir hak yok. Yaz okulu ek bir uygulama. Yaz okulundaki esas amac irregular ogrencilerin bir an once regular olmasini saglamak. Biz ilk yaz bu uygulamayi fiyatlandirirken, ogrencilere burslari oraninda indirim yapmisiz. Bu bir bonus. Anladigim kadari ile bunu ogrencilere iyi anlatamamisiz ve en azindan bazilari bunu bir hak gibi algilamis. Dogru degil.

Aslinda planimiz ikinci yaz da ayni uygulamayi surdurmek idi--ve belki surdurecegiz. Ama F sayisi bu kadar yuksek olunca uygulamamizi yeniden dusunmek zorundayiz. Yaz okulunda ders acmak bedava degil ki. Irregular ogrenciler icin bu dersi actigimizda F almis olan ogrenciler dersi doldurursa iyi olmaz. Belki de yaz okulunu sadece irregular olanlara (yani dersi daha once almamis olanlara) acariz. F alanlar da dersi normal donemlerde tekrar ederler.

Yukarida yazdiklarim lisans egitimi icin. Hazirlik icin yaz okulu acilirsa (ki bu yaz muhakkak acacagiz), programa baslangic duzeyinden baslayip 4 modulden de gecen ogrencilerden yaz okulu icin burslu olsalar da olmasalar da ucret zaten talep edilmiyor (yonetmelikte yaziyor bu).

Ozetlemek gerekirse, verilmis haklarin geri alinmasi durumu soz konusu degil. Ama yaz okulu bir hak degil.

kürşat kullanıcısının resmi

bence bu konunun bu kadar anlaşılmasının temel sebebi oryantasyondaki verimsiz etkinlikler olabilir .( çok sıkıcı olduğu için) dediğiniz oryantasyonu tüm seneye yaymak kesinlikle çok etkileyici olur. ben bu konuda yönetmelikle ilgili herhangi bir bilgim olmadığı için sizin dediklerinizi kriter olarak alıyorum.

Cureshot

Oleg kullanıcısının resmi

Burak Erhan Hoca da cevap verecektir ama çift anadal konusunda büyük ihtimalle öğrencide yaşanan başarının düşmesi etkili olmuştur. Öğrencinin dersleri ve sınavları çakışıyor dolayısıyla verim düşüyor. Bilkent Ünv.'si ülkemizde ilk defa çift anadal uygulamasını uygulayan okuldur aynı zamanda ilk kaldıran olmuştur

EE kullanıcısının resmi

Arkadaslar, siz hele bir muhendislik derslerine baslayin, o zaman goreceksiniz ikisini birden bitirmenin pek her kula nasip olamayacagini. Zaten muhendislikte cift anadal genellikle bir muhendisligin yanina fizik veya matematik konularak yapilir. Bogazicindeki super cocuklar boyle yapardi. Ama hic iki ayri muhendislik bitireni gormedim--teorik olarak mumkun olabilir tabii.

Programa bakarsaniz, sadece secmeliler ile ikinci bir programi bitirmenin mumkun olamayacagini gorursunuz. O zaman uzatmak gerekiyor ve bence bu cok anlamli degil. Uzatacaginiza, bir muhendisligi bitirin, bir digerinde Master yapin. Hic olmazsa yuksek muhendis olursunuz.

Bir de su ilginc olabilir: secmelileri isletmeden alirsaniz, muhendisligi bitirdikten sonra bir yil icinde MBA alabilirsiniz. Bu bomba gibi bir kombinasyon tabii.

Bitirmeden sunu da soyleyeyim: cift anadal, yandal falan gibi sekle/pakete onem veren uygulamalari bosverin. Bunlar eski bir universite sisteminin kendini yenileyebilmek icin cikardigi seyler. Bizde zaten cok esnek bir sistem var. Bunu en etkin sekilde kullanin. Secmelileri dogru secin. Alabiliyorsaniz fazla ders alin. Programi istediginiz sekilde "customize" edin. Baskalarinin hazirladigi cift analda/yandal kurallarini birakin. Iki muhendislik programini bitirecek kadar dersi tamamlayabilirseniz ben bunu ballandira ballandira anlatan bir tavsiye mektubu veririm size.

MaSteR kullanıcısının resmi

Hocam bence başarılı öğrencilere yemek, servis veya barınma bursu verilebilir. Özellikle aileleri şehir dışında olan arkadaşlar için bence ders çalışma konusunda iyi bir etken olabilir. (Bir öğrencinin kahvaltı-öğle ve akşam yemeği minimum 10 lira bile desek aylık 300 lira eder, çok iyi para)
Zaten tam burslu olmayan öğrenciler için burs artırımı söz konusu ama tam burslu gelen arkadaşlarda ne de olsa bursum kesilmeyecek düşüncesi olabilir, bu dediğim burslar da onlar için bir hedef olabilir...

if you want an advice, death is enough...